• Büyük yazardan “Bir Bilim Adamının Romanı”

    Bana göre müthiş bir tevafukun sonucu olarak oluşmuş olan “Bir Bilim Adamının Romanı”ndan söz etmek istiyorum.

    Tüm Yayını Görüntüle
    Nedeni nedir bilmiyorum ama “tevafuk” kelimesine her zaman inanıyorum. Yaşadığımız, gördüğümüz, karşılaştığımız her şeyin bir anlamı olduğunu düşünüyorum. Rastlantı ya da tesadüf ile aynı anlamı içermez. Rastlantı ve tesadüf herhangi biriyle ya da bir şeyle denk gelmektir. Bu denk gelme durumunun altında anlam da yoktur. Ama tevafuk, sanki bir şey tarafından önceden belirlenmiş, planlanmış, sebep...
  • Deli Kadın Hikâyeleri

    Bir kadın fotoğrafı gördüm sosyal medyada. Konya’da yaşıyor. Sultan Ana diyorlarmış ona. Kırmızı giyinmiş, kırmızı allık sürmüş, saçına kırmızı tokalar takmış. Çocukluk aşkıyla evlenmiş 15...

    Tüm Yayını Görüntüle
    Bir kadın fotoğrafı gördüm sosyal medyada. Konya’da yaşıyor. Sultan Ana diyorlarmış ona. Kırmızı giyinmiş, kırmızı allık sürmüş, saçına kırmızı tokalar takmış. Çocukluk aşkıyla evlenmiş 15 yaşında Sultan, ama çocuğu olmadığı için şiddet görmüş ve sonrasında da terkedilmiş. Onu terk eden adam(!), kırmızıyı çok severmiş. Deli Ayten geldi sonra aklıma. Eşi öldükten sonra iyice deliren, Ayten...
  • Mehmet Ali Çatal’dan bir öykü: Şimdi Olmayan Bir Zaman

    Bukowski de işte bir kedi, bir kaban gibi benim için. Hayattaki konumuma acıdığımda, moralim sıfırken açıp uzaklaşıyorum buralardan.

    Tüm Yayını Görüntüle
    Burnu hariç hoş kızdı. Ona çirkinlik katmıyordu burun. Sadece, ‘güzel’ olabilecek bir kızı son dakikada ‘hoş’ yapmıştı. Karadeniz değil, palyaço burundu. Ama geri kalanlar (kulak, boğaz) fazlasıyla affettiriciydi. 5 bin liraya bakardı direkten dönen güzellik, doktor dokunsa düzelirdi… *** Datça’da 2 günlüğüne imza günüm vardı. Cumartesi-Pazar. Yapış yapış bir yaz fuarı. Kitapların terlediği, sıcaktan kalınlaştığı,...
  • Anladığım kadarıyla Şekspir: “Fırtına”

    Yine dük, lord, kral, prens dolu bir Şekspir oyunuyla karşınızdayız. Ama bu oyun Şekspir’in son oyunu sayıldığından, çokomelli bi oyun. Ona göre okuyun.

    Tüm Yayını Görüntüle
    Yine dük, lord, kral, prens dolu bir Şekspir oyunuyla karşınızdayız. Ama bu oyun Şekspir’in son oyunu sayıldığından, çokomelli bi oyun. Ona göre okuyun. İçinde Napoli Kralı Alonso (Mazhar Alonso), oğlu Ferdinand (Ferdi), kardeşi Sebastian (Sebati), Milano Dükü Antonio, Meclis üyesi ehtiyar Gonzalo ve maiyetindeki diğer kişilerin olduğu janjanlı bir gemi, Alonso’nun kızının Tunus’taki düğün töreninden...
  • Metin Fidan’dan bir öykü: İki sesli adam

    Sessiz sakin insanların yaşadığı bu binadaki odasında kalan arkadaşım, çok gizemli bir olay yaşadı! Şimdi hemen onu anlatmayaya başlıyorum.

    Tüm Yayını Görüntüle
       Bekâr bir arkadaşım, belki de bir çoğumuzun, en azından benim yapmayı çok istediğim birşeyi yaptı: Üç odalı apartman dairesinden çıkarak, bir pansiyona taşındı. Eşyalarını azaltmış, hattâ tamamına yakınını satmış, yeni odasına sadece küçük buzdolabını götürmüştü. Böylece, minimalizm denilen bir anlayışın, kiralık ev alanındaki karşılığını yaşamaya başladı. Artık evi sayılan bu odada, sadece yatağı, üzerinde...
  • Mehmet Ali Çatal’dan bir öykü: Türkçe rap

    Zamanlamam çok iyiydi. Tam da bir erkeğin kollarına ihtiyaç duyuyordu. Ve hemen bir erkek bulmuştu. Ne ucuzum böyle? Hemen bulunuyorum.

    Tüm Yayını Görüntüle
    Arabalı bir kızla buluşmuştum. Babasının altın kanatları altında yaşayan varlıklı biriydi. Yüzü fondötene gömülüydü. Sanırım göğüsleri de hileliydi, mızrak ucu gibi duruyorlar. Ama kalçası nefisti, bütün kusurlarını unutturabilirdi. Kitap fuarı için gelmiştim bu şehre, hiçbir yerini bilmiyor, otelimi bile körlemesine zar zor buluyordum. Arabalı kızla biraz turladık, bana şehrin orasını burasını gezdirdi. Geceydi, hiçbir nesne...
  • Herkes yazsın mı?

    Anlatsanız roman olur, buna inanıyorum artık ve emeğe sonsuz saygı duyuyorum fakat iki satır yazan herkes yazar mı sanmalı kendini?

    Tüm Yayını Görüntüle
    Bu hafta herhangi bir kitabı bitiremedim, çünkü elimdeki kitap 500 küsur sayfa… Mater serisinin son kitabı; Dura Mater. İlk iki kitabından önceki yazılarımda bahsetmiştim. Bu yazımda ise, “Herkes yazsın mı?” konusunu tartışmak istiyorum kendimle…  Redaktörlük yapmaya çalıştığım şu son günlerde elimden kitap olmaya aday dosyalar geçiyor. Hep kitapların basılmış haliyle muhatap olan biri için onları...
  • Aidiyet

    Dostluklarını geliştireceğim derken kendini geçiştirmiş olmayasın dostum? Kendini zamansız ettiğin yetmiyor gibi dostlarını mekansız bırakıyor olmayasın dostum?

    Tüm Yayını Görüntüle
    Gerçekten ilk nereden nereye; tam olarak ne için gitmiştin hatırlıyor musun? Giderken götüremediklerin ve yanından hiç ayıramadıkların nelerdi peki? Bıraktıkların mı seni sen yaptı? Taşıdıkların mı? Gittiğinin kaçıncı günü tam olarak gidemediğini anladın ve kaldığının kaçıncı anı aslında çoktan gitmiş olduğunu anladın?  Zaman nasıl muazzam kafa karıştırıcı bir düzlemde kurulu değil mi dostum? Gittikçe kaldıran,...
  • Tanrıları es geçen yazar Sophokles.

    Yazarın günümüze yedi tragedyası ulaşmıştır. Ondan sonra gelen birçok yazar da ondan etkilenmiş ve bu etkileşim halen devam etmekte.

    Tüm Yayını Görüntüle
    Bu hafta Sophokles ve onun kitaplarından söz edeceğiz. Kendisi çok mühim bir tragedya yazarı. Antik Yunan’da tragedya yazarları elbette sayıca fazlaydılar. Sophokles’in alametifarikası tanrıları yok saymasıydı. O insanların hayatlarını temel alarak tragedyalarını yazıyordu. O tanrıları es geçen bir yazar. Halkın anlayacağı şekilde yazar, halkı uyarır ve kadercilikten kurtulmalarını amaçlar. Bu metinlerde tragedyaların olmazsa olmaz özelliklerinden...
  • Üç arkadaş: Cabbar, Tepegöz ve Volkan

    Tepegözü orada sulak bir akarın içinde buldum. Onu bağ demirlerinin arasından zorla koparıp aldım ama az kalsın bedelini kötü ödeyecektim.

    Tüm Yayını Görüntüle
    Volkan tüfünü işyerindeki odamda diğer taşların yanına bıraktım. Orada, gözleri akmışçasına duran yirmi kiloluk Tepegöz, Cabbar adını verdiğim baykuş tortusu ve Kızılderili totemlerini andıran, demirbağ aralarında kullanılmış ahşap fırçalar vardı. Kaplumbağa, insan eli, insan kolu, kulak ve çizme görünümünde ufak tefek taşlaşmış tortuları da biriktirir, staj için yanıma gelen öğrencilere hediye verirdim. Taşların ortak özelliği;...
Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı