• Yediyi iki geçe

    Biraz iyi geldi bu kahve ve müzik (Gabor Szabo - Song Of Injured Love. İçinde umut barındıran melodilerle), bunu arttırmalıyız yoksa nasıl geçer bu zamanlar?

    Tüm Yayını Görüntüle
    Canımız sıkılıyordu ama sıkılmıyormuş gibi yapıyorduk. Üstelik buna kendimizi bile inandırabiliyorduk. Türlü oyuncaklar buluyorduk kafamızda görünmeyen salıncaklarla. Bu gelgitler de bundandı sanırım. Yaz da bir türlü gelmiyordu. Bu yağmur iyiliğimize miydi? Ne istediğimizi bilmiyorduk. İşin kötüsü ne istediğimizi bilmediğimizin farkında olmadan ahmakça sırıtıyorduk. Önce aynadan kendimize, sonra da bir başkasına bakıyorduk. Her şey önce kendimiz...
    24
  • Rüya devam ediyor

    Şimdi herkes son kez birine sarılmak ve korkusunu paylaşmak istiyor. Ben üzerimdeki allı pullu elbisemle tıpkı bir dülger gibi olan biteni izliyorum

    Tüm Yayını Görüntüle
    Sait Faik'in, Dülger Balığının Ölümü adlı öyküsünü çok severim. Tekrar açıp okumaya başladım. Öykü şöyle bitiyor, ''Onu atmosferimize, suyumuza alıştırdığımız gün, bayramlar edeceğiz. Elimize görünüşü dehşetli, korkunç, çirkin ama aslında küser huylu, pek sakin, pek korkak, pek hassas, iyi yürekli, tatlı ve korkak bakışlı bir yaratık geçirdiğimizden böbürlenerek onu üzmek için elimizden geleni yapacağız. Şaşıracak,...
    27
  • İstanbul Sözleşmesi yaşatır!

    "Ama sutyenler ulu orta yere serilmez. Boxerlar bayrakken gizlenen sutyenler. Durun bir dakika daha mühim bir mesele var. Gizlenen ilk şey sutyenler değil, göğüsler"

    Tüm Yayını Görüntüle
    Bir insanın ömrü nereye sığardı? Küçük bir saksıya mı? Bir kamyona? Neye sığardı bilinmez ama bir kadın tanıyordum, küçük bir yağmur tanesine sığdırabilirdik bütün ömrünü. Adı… unuttum galiba ama mühim değil. Bir isim nedir ki hem? Yaşadığımız bu bedende sadece bir seslenme biçimi. O kimdi sorusuna oldukça yüzeysel bir cevap. Bu girizgâh onun içindi. Önce...
    41