• Metin Fidan’dan öykü: Jüpiter Kaç Lira?

       Seyyar satıcılık yapan bir mahalle arkadaşım vardı, adı Sezgin. Yağmurda şemsiye satardı, futbol maçı günleri çekirdek; yazın sinek kovucu, normal günlerde oyuncak filan sattı...

    Tüm Yayını Görüntüle
       Seyyar satıcılık yapan bir mahalle arkadaşım vardı, adı Sezgin. Yağmurda şemsiye satardı, futbol maçı günleri çekirdek; yazın sinek kovucu, normal günlerde oyuncak filan sattı kaldırımdaki küçük tezgahında. Bir keresinde pil sattığını gördüm. Orta boy, radyo pili. Traş malzemeleri sattı, patates soyacağı sattı.     Bu satışları tabii, diğer seyyar satıcılar gibi, zabıtaya yakalanmadan yapmaya çalışıyordu....
  • Metin Fidan’dan bir öykü: Utanmadan herkesin içinde

       Vicdan gibi yapışkan, insana rahat huzur vermeyen, kafasını didik didik eden başka bir duygu yoktur sevgili okurlar. Vicdan, iki aylık kira alacağı olan evsahibi...

    Tüm Yayını Görüntüle
       Vicdan gibi yapışkan, insana rahat huzur vermeyen, kafasını didik didik eden başka bir duygu yoktur sevgili okurlar. Vicdan, iki aylık kira alacağı olan evsahibi gibi, asla peşinizi bırakmaz. Alacağı neyse alana dek sürekli peşinizde dolanır, musallat olur, elbisenizden, kolunuzdan filan çekiştirir. Ancak kendisini ciddiye alarak küçük bir sorgulama, yani muhasebe yaptığınızda sakinleşir, yanınızdan bir...
  • Metin Fidan’dan bir öykü: Manyetik Rezonans

       Bileğimin üzerinde çok rahatsız edici bir ağrı vardı sayın okurlar. Rahatsızlığı fiziksel anlamda söylemiyorum; insanın bileğinde bir ağrı meydana gelmesini nedense saçma bulmuştum ve...

    Tüm Yayını Görüntüle
       Bileğimin üzerinde çok rahatsız edici bir ağrı vardı sayın okurlar. Rahatsızlığı fiziksel anlamda söylemiyorum; insanın bileğinde bir ağrı meydana gelmesini nedense saçma bulmuştum ve bu yeni duygu beni rahatsız ediyordu. Herkes gibi benim de başım, dişim, boğazım, dizim veya göğsüm ağrımıştı, ama ilk kez bileğim ağrıyordu! Oluyordu demek ki. Şu insanoğlunun ağrımayan bir yeri...
  • Metin Fidan yazıyor: Ev sporu

        Ata sporumuz olan güreşin, faydalı bir spor olduğuna, güzel ter attırdığına hiç kimsenin şüphesi yok. Bu arada kendisini, yalnızca ata sporu olarak değil,...

    Tüm Yayını Görüntüle
        Ata sporumuz olan güreşin, faydalı bir spor olduğuna, güzel ter attırdığına hiç kimsenin şüphesi yok. Bu arada kendisini, yalnızca ata sporu olarak değil, günlük hayattaki sporumuz olarak tanımlayabiliriz. Hattâ bunun yanına, “farkında olmadan yaptığımız sporumuz” ifadesini de ekleyebiliriz. Plajda, denizde, zaten güreş yapmadan bir saniye durabilmemiz mümkün değil. En ufak bir çimenlik alanda,...
  • Metin Fidan yazıyor: Eski şampuanlar

       Necmi isimli bir arkadaşımla beraber, onun çok eski bir arkadaşını ziyarete gidiyoruz.     Beni oraya davet eden Necmi, meseleyi anlatmış, “Bu hafta sonu mutlaka...

    Tüm Yayını Görüntüle
       Necmi isimli bir arkadaşımla beraber, onun çok eski bir arkadaşını ziyarete gidiyoruz.     Beni oraya davet eden Necmi, meseleyi anlatmış, “Bu hafta sonu mutlaka gideceğim, istersen sen de gel?” demişti. “Bu olay gerçekten ilgini çekecek. Belki ileride yazacağın bir hikayende bile kullanırsın. Ama ben yardım etmeye gidiyorum tabii. Eğlenmeye değil! Onu bil de gel.” ...
  • Delil-i Kayb

      Delil-i Kayb    İlker Günsay, 2008 yılında asıl mesleğini, karaciğer uzmanlığını bırakıp, plazada hemen bir kat yukarıdaki başka bir klinikte çalışmaya başladı. Burası, Beauty...

    Tüm Yayını Görüntüle
      Delil-i Kayb    İlker Günsay, 2008 yılında asıl mesleğini, karaciğer uzmanlığını bırakıp, plazada hemen bir kat yukarıdaki başka bir klinikte çalışmaya başladı. Burası, Beauty Balance isminde, eski çalıştığı özel kliniğin de sahibi olan aynı patronuna ait, bir güzellik merkeziydi. İlker Günsay, Beauty Balance’da her hafta, kadınların suratlarındaki lekeleri lazerle temizleyip, lokal anesteziyle kaş ekerken...
  • Terliğimin teki

    Kötü bir huyum da var: Binmeye geç kaldığında otobüse el ederek koşan tipte bir kişi olmadığım gibi, terliğim kaldı diye bağıracak bir insan hiç değilim!

    Tüm Yayını Görüntüle
       Sizleri birisiyle tanıştırmak istiyorum sevgili okuyucular: Rus yazar Mihail Zoşçenko! Kendisinin başından geçen, Ülkü Tamer'in 'Lastik' ismiyle çevirdiği mizah hikâyesinde aktarılan ilginç olayların bir kısmı, 2010 senesinde benim de başımdan geçti.     Zoşçenko, hikâyesinde, o zamanın gariban vatandaşlarının ulaşım aracı olan tramvaya biner. Tramvaydaki kalabalıkta ayağındaki lastiği, yani ayakkabısını kaybeder. Onun için çok değerlidir,...
  • Törensiz Nikah

    Fırında pişirilerek sertleştirilebilen özel bir oyun hamurundan, günlerce uğraşarak, çok hoş bir hediye bile hazırlamıştı! Evlilik gecesi bunu karısına verecekti.

    Tüm Yayını Görüntüle
       Ahmet, “Törenleri sevmiyorum. Kesinlikle tören istemem,” dedi.     Hande’nin ailesi bunu duyunca ayağa kalktı:    “Olur muymuş öyle saçma şey!” dediler, “Bunca yıl üzerine titredik, baktık büyüttük. Kızımızı öyle kuru kuru, nikah törensiz vermeyeceğiz elbette.”     Ahmet, bir adım bile geri atmadı. Bu konuyu mutlaka şart koştu. Sevgilisinin ailesine değil de, Hande’nin yüzüne söyledi...
  • Bana CD lazım

    Sevgili okurlar, sizlere, CD lazım mı günlerimizden, hiç unutamadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Olay, yarı gerçek, yarı kurgudur.

    Tüm Yayını Görüntüle
       Bu küçük öykü ileride okunduğu zamanlarda, hâlâ korsan CD olacak mı bilmiyorum. Şimdiden hızlı bir değişim başladı bile. Bilgisayar verileri, kompakt disklere veya başka plastik kaplara, leğenlere doldurulmadan, elektriksel bir şekilde saklanıyor artık. Ağız alışkanlığı ile uzun süre “CD lazım mı?” diye soran sokak korsanları, yavaşça “Program lazım mı ağbi” şeklinde daha bilimsel konuşmaya...
  • Kimin parası?

    Asıl olaya geçmeden önce şunu da söyleyeyim, özellikle bir işte çalışmayan genç okurlara: Eskiden "avans" diye birşey vardı işyerlerinde.

    Tüm Yayını Görüntüle
       İnsanlara ilk başta çok tatlı gelen şu banka kredisi çılgınlığına, bir dönem ben de fecii yakalandım. Ekonomik olarak kötü durumdaydım. Evet, çorbamı içiyordum, yani karnım doyuyordu. Ama insanın canı bazen çorba içmek değil, kebap ve baklava da yemek ister! Aslına bakılırsa, yüz elli yıl yaşasam ve kebap yemesem de olur arkadaşlar! Bu durumdan gocunmam....
Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı