• Yerde ve gökte

    İnançlar üzerine yapılan bu tür sohbetlere bizim kültürümüzde elbette sıkça rastlanır. Günlük hayatta, sokakta böyle heyecanlı konuşmalara kulak misafiri oluruz.

    Tüm Yayını Görüntüle
       Sular idaresinin, çarşıdaki merkez binasına gitmiştim. Faturamı  yatıracaktım. Yolumun da üzerindeydi. Ama bayağı erken gitmişim. Öğle tatiliydi ve veznelerin açılmasına daha kırk dakika vardı. Geri dönmeye veya gidip başka bir yerde beklemeye üşendim. Orada bir yere oturdum.     Hemen yanımdaki bahçenin kenarında, dört kişi ayakta konuşuyorlardı sevgili okurlar. Daha doğrusu üçü bir konu üzerinde...
    23
  • Dikkatli taşınma

    Madem ki taşınan ve bu hizmetin parasını ödeyen bendim, talimatları ve gerekirse emirleri veren de ben olmalıydım.

    Tüm Yayını Görüntüle
       Bu seferki taşınmamda her zamankinden daha tecrübeli ve dikkatliydim. Eski taşınmalarımdan neredeyse hiçbir iz yoktu. Kamyonda bile en güzel yere oturmuştum! Araya bir yere, vites kolunun dibine sıkıştıramamışlardı beni, “Sen bin önce,” demiştim hamallardan tekine, sonra ben binmiştim. Pencereden dışarıya kolumu sarkıtmış, püfür püfür esen tatlı rüzgârda yeni kalacağım yere gidiyordum.     Madem ki...
    25
  • Metin Fidan’dan bir öykü: Küskün Kardeşler

    Önce şunu söyleyeyim de hemen, mutlu son arayanlar boşuna heveslenmesin: İki kız kardeş, ömürleri boyu birbirlerine küskün kalmışlar. Hiç barışmamışlar!

    Tüm Yayını Görüntüle
       Dargınlık, küskünlük dediğimiz şeyin ne kadar tehlikeli olduğunu, birbirine küsen iki insanın nasıl bir hayvan kadar inatçılaştığını gözlerimizle görmüşüzdür. Ülfet ile Leyla’yı tanımadan önce küskünlük hakkında bildiklerim bunlardı. Meğer daha da acayip olabiliyormuş. Bu iki kardeşi yakından tanıyan birisi ile, bir dönem arkadaşlığımız oldu. Küçük ilginç notlar ile başlayan sohbetler sonrasında, ikisi de rahmetli...
    53
  • Metin Fidan’dan öykü: Sandalye

    Metroda beşinci günümü de ayakta geçirince, bu karara ulaşmak çok kolay oldu: Bir sandalye almaya karar verdim ben!

    Tüm Yayını Görüntüle
       Daha önce de metroyu kullanıyordum. Ama genelde yakın mesafeler olmuştu gittiğim yerler. Kartal’da bir mimarlık bürosunda iş bulduğumda, artık ilk durakta biniyor, neredeyse son durağa kadar gidiyordum. Ve ne kadar gayret etsem de, her zaman oturacak bir yer bulamıyordum! Otobüsle giderken uzun mesafeler sorun olmuyordu; çünkü insan camdan dışarıyı, arabaları, dükkanları izleyerek oyalanıyor. Metroda...
    38
  • Metin Fidan’dan bir öykü: Tavuklu nohut

    Aklım da bir karış havadaydı. Yaptığım şey bir macera gibi geliyordu. İnsan sormaz mı, niye yemek gönderiyorsun adama? Hangi Erkan bu tam olarak? Sormamıştım...

    Tüm Yayını Görüntüle
       Hayatta en ufak bir şekilde bana torpil yapılmasından hoşlanmam! Çok iyi kalpli ve mükemmel yaradılışlı bir insan olsaydım, belki bu söylediğimle şu an gurur duyabilirdim. Ne var ki mesele, basit bir ahlak meselesi değil. Sadece, böyle bir arka çıkılması durumunda nasıl davranacağımı bilemem. Elim ayağıma dolanır, dilim tutulur. Üstelik en acayibi, bu bana çok...
    51
  • Bahşişler şirkete aittir

    Tiyatrodaki başlıca görevim tuvaletleri temizlemek, ara sıra da kantine yardım etmekti. Yer göstericilik de yapıyordum. Elimden her iş geliyordu yani.

    Tüm Yayını Görüntüle
    Uzun zamandır sinemaya gitmedim. Hâlâ sinema salonlarında yer göstericiler var mı, yer gösterme parası alınıyor mu emin değilim. Annesi ile beraber sinemaya giden oğluma sordum: “İstediğimiz yere oturduk baba. İkinci yarı ordan kalktık, daha güzel yerdeki başka koltuklara oturduk!” dedi.  Bizim sinema zamanlarımızda bu kadar gevşek davranmak mümkün değildi! Gençler ve çocuklar bilmezler belki; eskiden...
    35
  • Yavuz Dayım

    Fazla konuşmazdı. Konuşsa bile kendisini mükemmel bir şekilde ifade edeceğini düşünmüyordum. Gene de konuşmamasının başka bir esrarengiz sebebi olduğuna inandım hep.

    Tüm Yayını Görüntüle
    Gariban Yavuz Dayım anısına…     Ailemdeki kişiler tuhaf insanlardı doğrusunu söylemek lazımsa! Soylu, makam veya kariyer sahibi insanlar değildi hiçbiri. Yüksek eğitimli bir kişi de yoktu aralarında. İlkokulu bitirmişti birkaç tanesi. Sıradan, normal insandılar. Hattâ bazıları pek normal de değildi. Birazdan sizlere anlatacağım Yavuz dayım örneğin, hiçbir tuşa dokunmadan bilgisayar oyunu oynayabiliyor, yarım ekmeği bir...
    20
  • Metin Fidan’dan bir öykü: İki sesli adam

    Sessiz sakin insanların yaşadığı bu binadaki odasında kalan arkadaşım, çok gizemli bir olay yaşadı! Şimdi hemen onu anlatmayaya başlıyorum.

    Tüm Yayını Görüntüle
       Bekâr bir arkadaşım, belki de bir çoğumuzun, en azından benim yapmayı çok istediğim birşeyi yaptı: Üç odalı apartman dairesinden çıkarak, bir pansiyona taşındı. Eşyalarını azaltmış, hattâ tamamına yakınını satmış, yeni odasına sadece küçük buzdolabını götürmüştü. Böylece, minimalizm denilen bir anlayışın, kiralık ev alanındaki karşılığını yaşamaya başladı. Artık evi sayılan bu odada, sadece yatağı, üzerinde...
    51
  • Metin Fidan yazıyor: Kavurma hezeyanı

       Karnınız aç ise, bu öyküyü okumamanızı, gidip kitaptaki başka bir öyküyü okumanızı, sonra tok olarak gelip burayı okumanızı tavsiye ediyorum. Uğraşamam şimdi git gel...

    Tüm Yayını Görüntüle
       Karnınız aç ise, bu öyküyü okumamanızı, gidip kitaptaki başka bir öyküyü okumanızı, sonra tok olarak gelip burayı okumanızı tavsiye ediyorum. Uğraşamam şimdi git gel diyorsanız, buyrun öyleyse:    Çünkü bazı şeyleri ballandıra ballandıra anlatacağım. Canınız çeker ve rahatsız olabilirsiniz. Televizyonda magazin programlarında ünlü türkücüler vardır hani, kameraya sırıtarak, ağızlarına kocaman dürümü, kebabı sokarlar; veya...
    45
  • Metin Fidan’dan bir öykü: Mağaza canavarı

    Haber videolarında ve resimlerde ürkütücü görüntüleri flu hâle getirerek, bir ölçüde kapatırlar. Ben de kelimelerimin üzerini gazete kağıdıyla örtmeye çalışacağım.

    Tüm Yayını Görüntüle
       Birazdan sizlere bahsedeceğim olay hiç yaşanmamış bile olsaydı, ben gene de yaşanmış gibi göstererek, bu konu hakkında mutlaka birşeyler yazardım! Çünkü, en büyük korkularımdan biridir sayın okurlar! İster yaşanmış, ister kurmaca olsun, yeri ve zamanı gelmişse eğer mutlaka bu konudan bahsetmeyi isterim.     Aynı hayallerinde canlandırdığım şekilde, bu korkum birdenbire gerçek oldu. Alışveriş merkezindeki...
    52