Toplum hali


   Bir çocuk ilk kez bir koyun görüp annesine “anne bak hav hav” dediğinde, Piaget’nin bilişsel gelişim kuramına göre “özümleme” yapmış oluyor. Yani gördüğü şeyi daha önceden kafasında olan bir şemanın içine koyarak anlamlandırıyor. İşte ben bu “özümleme”nin hastasıyım arkadaşlar! Zaten ismi de sanki yöresel bir Anadolu yemeği gibi… dıdılama, büzüleme, çüküleme gibi seviyorum özümlemeyi. Birisi benim karşıma geçip de Şanghay’da yediği noodle’ın havasını atmaya kalkarsa “Haa bizim Erzurum’un kesme çorbası gibi yani” diyerek adamın koskoca uzak doğu serüvenini “Dadaşlar Diyarı Erzurum Belgeseli”ne çevirecek güce sahibim. Bir başkası “Şanzelize” derse, “İstiklal”i yapıştırırım. Her kim ki “beyzbol” demek için ağzını açar, o vakit “çelik-çomağ”ımın tadına bakar…

   Bütün dünyayı, kendi küçük dünyamın sınırlarından çıkmadan yorumlamak çok büyük bir güven veriyor bana. Zaten evden dışarı çıkmayı da pek sevmem. Açarım televizyonumu, mandalinamı yer, mis gibi evimde otururum. Bu yaptıklarımı siz de yapabilirsiniz; mesela briç oynayan 4 adamın yanına gidip hakkında hiçbir fikriniz olmayan bu karmaşık oyunun ne olduğunu sorun. Aldığınız cevap karşısında da “ha batak gibi yani” “ha pis yedili” “tamam tamam king” “o zaman pişti” “anladım yaa papaz kaçtı” diyerek beyninizdeki “iskambil kağıdıyla oynanan oyunlar” dosyasında kısa bir search yapın. Adamlar, 5 parça majörle sanzatu açarken, piklerle, fitlerle cebelleşirken sizin kafa karıştırmanızdan rahatsız olabilirler ve hatta sizi başlarından savmak isteyebilirler. 

   İşte bu durumda dahi vazifeniz hemen onları “saçma sapan işlerle uğraşmak”la itham etmektir. Bu sayede karşınızdakilerin de gereksiz havalara girmesini engellemiş olursunuz. Zaten sizin yaşantınızla açıklayamadığınız her şey büyük ihtimalle gereksiz ve saçmadır. Çünkü mantıklı hayat dediğiniz şey sadece sizin dünya görüşünüzle açıklanabilir.

   Bir başka özelliğim de “kendi halinde yaşayan” insanlara tahammül edemeyişimdir. Nerede kendi halinde birini görsem hemen onu o halinden çıkarıp bizim halimize yani “toplum hali”ne sokmaya çalışırım. Benim olduğum otobüste kimse kulaklığını kulağına takıp camdan dışarı bakarak, ya da kitap okuyarak kendi halinde seyahat edemez. Böyle birisini gördüğümde hemen yakınına bir yerlere oturur, omzuna dokunup kulaklıklarını çıkarmasını sağladıktan sonra cevabını zaten bildiğim ya da tahmin ettiğim abuk sabuk bir soru sorarım. Sonrasındaysa her an başka bir şeyler söyleyecekmişim gibi kıpır kıpır hareketler yaparak onu tedirgin ederim. Yok öyle kendi halinde takılmak! Herkes sosyalleşecek!

Loading...

Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı