Artık emin(d)im

Onun ve benim arama bu kadar uçurum açtıktan sonra kendime, kendi yoluma en az ondan uzak olduğum kadar uzaktım. O benim aynamdı, ben ise kendimin gözü


Artık emindim gittiğim yolun beni nereye çıkaracağından; bu yolda nasıl ilerlemem gerektiğinden, nasıl sağlam basacağımdan; neye ne kadar ağırlığımı verip de denge kalacağımdan… Artık… Emindim…

“Emindim” dedim; çünkü bildiğim bir geçmiş zamanda, bilmediğim bir benin nereye gideceğinden, o yolun onu nereye çıkaracağından emindim. Şu an ise o –di’li bir geçmişte, hala bir şeylerden emin olabilmenin beklentisi içinde kendini yiyip bitiriyor. Artık… Ondan emindim…

Yolundan emin olanın, yolun ne olduğunu nasıl bildiğinden artık emindim. Yolun, o dile pelesenk olmuş kalıbının neye ne ölçüde ulaştıracağından artık emindim. Onun bu yolunda nasıl emin olduğunu bilmediğini bilecek kadar emindim. Artık… Onun yolundan emindim…

Bir şeyi bilmemenin ne kadar da eminlik getirdiğinden artık emindim. Bir şeyleri bilmemenin iki yolunun ya çok sorgulamak ya da dogmatik bir şekilde kabul etmekten geçtiğinden artık emindim. Bilenin de en az bilmeyen kadar emin olduğundan artık emindim… Artık… Onun yolunu bilmediğinden emindim…

Bu kadar şeyi, onun yerine düşünüp onun yerine sorgulayacak kadar bilgi budalası olduğumdan artık emindim. Onun yoluna olan bu ilgimin benim bilgi maymunu olmamdan kaynaklandığından artık emindim. Onun bilgisini sınarken kendi yolumun ne kadarını gittiğimden artık emin değildim. Artık… Kendi yolumu bildiğimden emin değildim…

Beni bu yolda yürüten onca etmenin arasında kendimi hangi sınırda var edeceğimden, hangi yolda sunacağımdan emin değildim… Bu kadar bilmişçe bilmemişliğimden geçen bu yol; bir yöntem mi, gidilecek bir yol mu tahayyül edemeyecektim. Artık… Kendi yolumdan emin değildim…

Bu kadar bilmezken, onu nasıl bu kadar tanıyor olacağıma dair kör inancıma tutunacak kadar benden uzaklaşmıştım. Artık ben, ben olmayandım… Artık… Ben, benden emin değildim…

Onun ve benim arama bu kadar uçurum açtıktan sonra kendime, kendi yoluma en az ondan uzak olduğum kadar uzaktım. O benim aynamdı, ben ise kendimin gözü; bense ne aynama yakındım ne de bakan gözlerimin gördüğüne… İşte tam bu noktada –di’li geçmiş bir anda tüm zamanları kapsar hale gelmişti. Ben hep bana yakın durup kendi gözümden baktığıma emin olduğum zaman, onun aynasından kendimi ve yolu tahayyül edebileceğim. Artık… Onun ben olduğuna, benim yol olduğuma, yolun ta kendisi olduğuna eminim… Evet, artık eminim.

Loading...

Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı