BİL. BUL. OL


Merakın katmanları vardır. Merakın aynı zamanda türleri de vardır. Hepsi her ne kadar aynı yöne çıkarıyor olsa da… 

En temeli belki de –bilme arzusu- arzunu bilmenin bir yolu elbette vardır; bunun yolu ise katman katman açılacak olan benliğin ile sorduğun her bir soruda gizlidir. Ancak burada önemli detay her sorunun gerçek bir soru olmaması… Yani bilme arzusu değil de tatmin olma arzusu içeren sorulardır. Soru sorarken haklı olmak mı yoksa öğrenmek mi istiyorsun cevabı? Yani bilme arzusu için öncelikle merağı keşfetmen gerekiyor. Mesela bir çocuğun merakını hatırlamalısın. Yargı içermeyen, tanımaya çalışan, anlamaya çalışan; gördüğü ve duyduğu arasındaki uyuşmayı sorgulayan. Yani bir noktada da anlam arayışı içeren. Saf bir bilme arzudan ziyade bilme istencini de içinde barındıran şeydir. 

Anlamak istediğin şeyin ne olduğunu bilmelisin de. Anlamanın bir katmanı da sen olan ve olmayanı kavramaktır. Kavramada bir basamak da –kavram-ları çözümlemektir. Kavramanın neliğine bir göz atmak gerekir. Kavramların da bütünleyici olması gerekir, kavrayış ve anlayış için. Mesela “kalem” kalem olmayan ile kalemi ayıran ancak burada bir zıtlık ve ayrışma yoktur, kalemin zıttı yoktur. Sadece bütünlük içinde neyin kalem olduğunu belirleyen. Bir de ikilik yaratan görüşler vardır. Örneğin “salak” dendiği zaman zıttı olarak akıllıların içindeki salağı bulmak vardır ve ayrıştırıcı bir kelime vardır. Ayrıştıran ikiliklerin söylenmesi sence ne içindir?

Kendini tanımak yolundaki araçları örneğin –kalem- ancak –salak- sıfatı sence kendini tanımak için amaç mı araç mı sunar? Amacın başka bir salaklığı vurgularken amacın kendi akıllığını vurgulamak mı? Öyleyse bilmek istemediğin bir soruydu bu ve sorunun vardığı nokta kendini tatmin etme idi… 

Öyleyse tatmin olmaya mı geldin dünyaya? Belki şu anki bilinç halin ile buna cevabın evet olabilir. Ancak bir noktadaki o çocuğun tatmin dolu, bilme istenci ve arzusu dolu o ufku ve vizyonu daraltmış olmuyor musun? 

Öyleyse bir noktada da –bul-man gereken bir sürece girdin. Doğru soruyu bulman, neden bulmak istediğini ve bilmek istediğini de bulmalısın. Çocuk olmayı, bulman, bilmen ve belki de sadece hatırlaman gerekiyordur. 

Tüm bu süreçlerde bilip bulduktan sonra geriye en kolayı ve bir o kadar da zoru kalıyor; o da –ol-mak. Evet dostum, o kadar şeyi bildin, aradın buldun; nice yollarda yoruldun, pes etme eşiğine geldin, eğlendin de bir o kadar. Peki tüm bu bulduğunu bildiğini olmak ile taçlandırmazsan o kadar yorgunluk, zorluk, eğlence ve harcanan eforun ne önemi kalıyor ki? Sadece yorgunluğun ile kalmak mı istiyorsun? İstemiyorsan “Bil, bul, ol” 

O an neyi biliyorsan, neyi bulabiliyorsan sadece onu ol. Sürecin her an oluş halinde bilmek ile bulmak döngüsünde olacak devinen, yenilenen, yinelenen. 

Sen, sen olarak ona dönüşen.

Sen, o olarak sen olan;

O hep orada öylece seni bilen, bulan, olan…. 

Loading...

Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı