Tao’nun Zihni: Borges, Hesse

Zihninin anlaşılmasının yolu Tao'yu anlamaktan geçer. Tao'nun anlaşılması ise kimi zaman edebiyattan... Bu yazı, Borges ve Hesse'den yola çıkarak Tao'yu anlatacak...


Zihin hepimize ait olan, hepimize dair olan bir “şey”dir. Kimi zaman farkında olduğumuz kimi zaman karmaşa içerisinde es geçtiğimiz ve varlığını unuttuğumuz ancak hep bizimle olan bir yapıdadır. Zihne “şey” demenin sebebi ise herkesin konuya dair bir fikri olup da kimsenin tam net bir şekilde “İşte budur!” diyebileceği bir şey olmaması. Bu durumda zihin ve zihinden gelen konuşma, düşünme, hisleri anlama gibi durumlar hem çok göz önünde hem de anlatılamaz olanın alanında olduğundan anlaşılmaya ihtiyaç duyulur. Zihnin bu bilinmezliği ise bir noktada Tao’yu anımsatmaktadır. Tao da hem göz önünde olan hem anlatılamayan hem konuşulmak istenen ancak sessizlikte gizli olan ve her ana verili olan bir şeydir. Öyleyse zihnin anlaşılmasının yolu Tao’yu anlamaktan geçer. Bu yazıda amacım Tao’yu ve zihni daha anlaşılır hale getirmek için Borges ve Herman Hesse’den yararlanmak olacak.

Borges’in Funes Bellek öyküsünde bahsedilen Funes karakterinin beynindeki hafıza merkezi o kadar fazla işlev görmektedir ki; gördüğü bir insanı (anlık göz göze geldiği anlar da dahil) veya kitabı veya yazıyı (hangi dilde olursa olsun) hemen ezberlemekte; hatta saniyesi, dakikası, sayfasına dek hiçbir detayı atlamadan hatırlamaktadır. Zihnin unutup silikleştiremediği şeyler ise gerçek hayatında zorluklar yaşatacak ve hatta öykü sonunda Funes, karanlık bir odaya kendini kapatıp daha fazla anının beyninde yer etmemesi adına izole bir yaşamı seçmek mecburiyetinde kalacaktır.

Peki bu öyküyü Tao zihninden nasıl anlardık? Tao hem herkesin hem hiç kimsenin zihni olarak evrensel olana ait ancak aynı zamanda bunun bir kişideki tezahürü olarak da karşımıza çıkar. Funes’in hayatının görece kapalı bir çevrede geçmesi ve hayatının her anını farkında olmadan kişisel algılaması ile birlikte hepsi zihinde yer etmeye başlamış ve sonunda bu hafızası başına dert olmuştur. Tao burada öncelikle karşımıza “neyin kişisel olup neyin olmadığı”nın ayrımında çıkacaktır. 

Tao’ya göre her şey evrende var, evrende olan her şey görünür zihinde var ve zihnin sunduğu her şey de görebilen herkeste var. Öyleyse hem zihnimiz çok özel bir yapıda hem de bu olanağın herkeste olması bakımından da çok sıradan bir yapıda. Funes’in bellek tipinin, bilmediği dilleri de kusursuz olarak ezberleyebilmesi, Tao’daki bilinir ve bilinmez yönleri bir arada sunar. Ancak Tao’nun en önemli noktası olan ve Funes’in atladığı bir kısım var ki o da “anlamak”. Evet, belki Funes bir şeyleri görüp nedenini bilmeden hafızasına kaydediyor, bilmediği dillerden anlamadığı cümleleri ezberleyebiliyor ve unutmuyordu. Tao zihninde ise verili olan bilgileri kullanmanın tek yolu anlamaktan geçiyor: Anlamadığın bir hayatı yaşamak, duvardan daha işlevsiz bir varoluşa sebep olmak demektir. En azından duvar, bir yapının ayakta kalmasına yardımcı olarak bir anlam kazanıyor; kişiyi ise var eden şey olan -anlam- gözden kaçmış oluyor. Tao tam da bu anlam boyutunda ve farkındalığında, açığa çıkan aynı zihine benzer şekilde, nadir anlarda farkında olduğumuz bir yapıya dönüşüyor. Borges’in Funes öyküsünde içinden çıkılamayan zihnin eksik yanı anlam ve o da “an”da var olan bir şey. Son olarak da anlamı Tao boyutunda anlamaya yardımcı olması için Hesse’den yardım alacağız… 

Hesse, “Ağaçlar” derlemesinde yer alan her bir öyküde -ağaçları anlamaya dair- bir örnek sunar, ağaçları anlamak demek; hem Tao’nun sessizliğini hem Tao’nun kavrayışını fark etmek demektir. Yüzlerce yıl var olan bir çınar ağacının gölgesinden nice insanlar geçmiştir, geçip gideceğini fark etmeden; niceleri sinirlenip tekme atmıştır, ona gölge ve oksijen sağladığını fark etmeden; kimileri ise gövdesine bir şeyler kazımıştır, kalıcı olacağını düşünerek, ağacın da geçici olduğunu bilmeden. İnsan ne istediğinin, ne düşündüğünün farkında olmadan varoluşunu ya çok kişisel algılamış, saldırmış her yere ya da ne yapacağını bilemeyip savrulmuş oradan oraya veya korkmuş kalmış sabit ve hareketsiz. Ağaç ise kendi varlık şartı ne ise, çevresinde ne olursa olsun, ona ne yapılırsa yapılsın; yapması gerekeni yapmıştır. Öyleyse zihni anlamak, Tao’yu anlamak veya hayatı anlamak çevredeki tüm varlıkların ereklerini kavramak ve -an-da olunması gereken şey her ne ise onu olmaktan geçmektedir.

Loading...

Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı