Cehalet mayınları

Şu an dur ve düşün en çok benimsediğin fikirleri, kişileri, ideolojileri, ben buyum dediğin ne varsa düşün: bunların üstünde neden bu kadar ısrarcı olduğunu...


Bu nasıl bir haldir; bu nasıl bir haleti ruhiyedir… Ne zaman daha çok araştırmaya başlasam daha çok cahilleşir oluyorum; ne zaman merak duysam bir şeye o merak hiç bitmiyor, o doyum hep var ama bir şey yapmasam da beklerken dahi bana gelen o bilgiye olan bağım beni bilgiye ulaştıran şey oluyor. Ne vazgeçebiliyorum ne de devam edebiliyorum daha fazla onunla… O bana diyor ki bilgiyi tek bir yerden bulmaya çalışma; ben ise ona soruyorum bilgiye nereden ulaşabileceğimi. İşte tek cevap alamadığım soru o oluyor; her soruma bir cevap gelirken, her merakım beni beslerken; yetersizlik hissettiğim anlarda susup da bana tek bir cevap vermeyen o kaynak… Nereye baksam sanki ayak izlerini görüyorum, oradan geçtiğini hissediyorum ancak tam temas edemiyorum; ne zaman o ayak izlerini takip edeyim desem bir anda ayak izleri yok oluyor. 

Sonra ne mi oluyor:

O kadar körmüşüm ki attığım adımları hep başkasına ait sanmışım, o kadar cahilmişim ki bu izlerin bana ait olduğunu görünce hemen benimsemeye başlamışım… Sanki o kadar yolu telaşla koşan ben değilmişim; izlerin peşinden gideceğim diye bilginin maymunu olan ben, olmamış gibi davranıyorum. Cahilliğimin sınırlarına çarpa çarpa ilerlerken daha hayatın ne sunduğunu bilemeyecek kadar bilgi ile doluydum… O kadar cahilce bir bilgiydi ki hem de; beni yolumdan edecek seviyede olmadık bilgiler ile dolduran… 

Kendini tanımaya bu kadar uzakken ve bu kadar her şeyi bildiğine inanırken, başkasını ve başkasına dair bilgileri bildiğine bir o kadar emin olacak kadar trajikomik. 

Bilmediğini fark ettiğin ve başkasının bulduğu şeylere olan bu farkındalıksız sahiplenme hali ile ilk yüzleştiğin anı bir düşün:

Başkasının yazdıklarını okuyup, başkasının düşündüğünü benimseyip, başkasının sana sunduğu seçeneklerden birine özgürce gittiğini düşünürken, o görünmez cahillik mayınlarına nasıl da basmışım meğer… Peki, bu kadar başka arasında kişi nerede? Başkalaşmış biri olarak kendin olmak nasıl mümkün olabilir?

Bir sorumuz ve sorunumuz kaldı… Şu an dur ve düşün en çok benimsediğin fikirleri, kişileri, ideolojileri, ben buyum dediğin ne varsa düşün: bunların üstünde neden bu kadar ısrarcı olduğunu ve neden onların elinden gitmesini istemediğini… 

Cevap verirken başkaları ile girdiğin sınavları es geçerek bir yanıta varabilirsen eğer; başkalarının içinde kendin olma cesaretini gösterip o cehalet mayınlarından korkmadan gidiyorsun. Ancak bu cevaplardan birinde dahi başkası adına cevap veriyor ve rekabeti savunuyorsan, cephanen bitmeden o savaş alanından çıkıp kendi alanında savaşçı olmalısın. 

Peki sana ait olmayan başkasına da ait olmayan bu tüm başka başka şeyleri bırakabilecek misin?

[zombify_post]


0 Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir