DOLAR

32,5085$% 0.02

EURO

34,9014% -0.39

STERLİN

40,5190£% -1.08

GRAM ALTIN

2.493,04%0,36

ONS

2.390,62%0,49

BİST100

9.693,46%1,77

İmsak Vakti a 04:46
İstanbul ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Neşeli bir oyun

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Geçenlerde bir restoranda yemek yedim, sonra da bilar­do salonunda oyunları izledim. Topların nasıl yuvarlandı­ğını görmek geldi içimden. Laf yok; ilginç bir oyun. Her türden talihsizlik, mut­suzluk içindeki insanların ilgisini başka yere çekip meşgul ediyor. Hatta bazıları bu oyunun cesareti, dikkati ve yeteneği geliştirdiğini düşünüyorlar. Doktorlar da denge soru­nu yaşayan erkekler için yararlı olduğunu düşünüyor.

ad826x90

Bilmiyorum. Sanmam. Zira diğer taraftan, bu oyunu izlerken erkekler tıka basa bira içiyor, sonra da eve sallana sallana gidiyorlar. Dolayısıyla hen bunun sinirli ve gergin insanlar için yararlı olduğundan kuşku duyuyorum. Bir de görüşü iyileştirdiğini söylüyorlar. Oysa bizim apartman­daki tanıdıklardan biri ıstakayla gözünü yaraladı. Gerçi kör olmadı ama bir gözü görüşünü hafifçe kaybetti. Buyurun size görüşün iyileşmesi. Öbür gözüne de bir şey gelse adam görüşünü tamamen kaybedecek.

Yani bu oyunun faydalarıyla ilgili anlatılanlar düpe­düz masal. Yalnız kuşkusuz eğlenceli bir oyun. Özellikle de para­sına oynadıklarında izlemesi acayip sarıyor insanı. Tabii şimdilerde nadiren parasına oynuyorlar. Ama gene de orijinal bir şeyler buluyorlar. Bazıları yenilenlerin bilardo masasının altından sürünmesini istiyor. Ya da iki kupa bira ısmarlamasını, ya da masanın parasını ödemesini.

Bu defa bilardo salonuna uğradığımda acayip gülünç bir manzarayla karşılaştım. Kazanan oyunculardan biri yenilen rakibinin toplarla birlikte masanın altından sürünmesini istedi. Bütün ceplerine top doldurdu, ellerine birer top verdi ve ayrıca da çene­sinin altına bir top sıkıştırdı. Yenilen bu halde masanın altından süründü, tabii bütün herkesin kahkahası arasında.

ad826x90

Yeni bir partiden sonra kazanan, posbıyıklıyı gene toplarla donattı, üstelik bu defa dişlerinin arasına da ıstakayı sıkıştırdı. Zavallı, toplananların kahkahası arasında bir kez daha süründü. Sonraki parti için ne icat edeceklerini bilmiyorlardı. Posbıyıklı dedi ki: “Bu defa kolay bir şey bulalım, yoksa bensiz devam edeceksin.” Hakikaten de bıyıkları bile diken diken olmuştu, canın­dan bezmiş gibiydi.

ad826x90

Oyunun galibi dedi ki: “Peki bakalım, aptal, bu cezalar sayesinde sana harika bilardo oynamayı öğreteceğim.” Galibin yanında bir de ahbabı vardı. Dedi ki: “Ben düşündüm. Kaybederse şöyle yapın: gene top­larla birlikte bilardo masasının altından sürünsün, ama bu defa ayaklarına da bir bira kasası bağlayalım. Bu halde sürünerek geçsin.”

Galip olan, kahkahayla gülüp dedi ki: “Bravo! Harika bir gösteri olacak!” Posbıyıklı gücenik bir edayla konuştu: “Eğer dolu bira kasası olursa ben oynamam. Sadece boş bira kasası.” Sonuçta kaybetti, kahkahalar arasında gene topları yüklediler, dişlerinin arasında ıstaka, ayaklarına da boş bir bira kasası bağladılar. Öte yandan, kazananın ahbabı da, masanın altındaki yolculuğunu çabucak tamamlasın diye bir ıstakayla dürtüklüyordu. Kazanan öyle bir kahkaha atıyordu ki sandalyesi düştü, gülmekten nefessiz kaldı, neredeyse boğuluyordu.

Posbıyıklı, masanın altından kendinden geçmişçesine çıktı. Donmuş gibi, toplananlara baktı. Bir süre hiç kıpır­damadı. Sonra ceplerindeki topları çıkardı, ayağındaki sicimi çözmeye koyuldu, bir taraftan da artık oynamaya­cağını söylüyordu. Kazananın gözlerinden gülmekten yaşlar akıyordu. Dedi ki: “Ey, güzelim Yegorov, bir parti daha oynayalım. Daha eğlenceli bir şeyler düşündüm ben. “Beriki dedi ki: “Ne düşündünüz?” Kazanan, gülmemek ıçın güçlükle kendini tutarak dedi ki:

“Hadi, Yegorov, senin bıyıklarına oynayalım. O pos bıyıkların epeydir huylandırıyor beni. Kazanırsam bıyık­larını keserim. Kabul mü?”

ad826x90

Posbıyıklı dedi ki: “Hayır, bıyıklarıma oynamam. Bana peşinen kırk puan ver, oynayayım.”

Uzun sözün kısası, gene kaybetti. Kazanan bir sofra bıçağını kaptı ve talihsiz rakibinin posbıyıklarını kesmeye koyuldu. Bütün salon kahkahadan yıkılıyordu. Aniden, orada bulunanlardan biri kazanana yaklaşıp dedi ki: “Herhalde rakibiniz aptalın teki ki böyle bir cezayı kabul ediyor. Siz de kamusal alanda bir insanla alay edi­yorsunuz.”

Galibin arkadaşı dedi ki: “Size ne bundan? Adam gönüllü olarak kabul etti.” Kazanan, baygın bir sesle rakibine dedi ki: “Yegorov, buraya gel. Buradakilere bütün cezaları gönüllü kabul ettiğini söyle.” Rakibi bir eliyle yarı yarıya kesilmiş bıyıklarını tuta­rak dedi ki: “Doğru, gönüllü olarak, İvan Borisoviç.”

Kazanan, seyircilere dönerek dledi ki: “Başkası olsa bu şoförün dışarıda, soğukta üç saat beklemesini söylerdi. Ama ben insaniyetle yaklaşıyorum. Bu, bizim kurumun şoförü, benim sayemde sıcak bir yerde duruyor. Büyüklenmiyorum da üstelik; yoldaşı ola­rak kendisiyle bilardo oynuyorum. Bunda ne kusurum var, anlayamadım doğrusu.”

Şoför dedi ki: “Belki seyircilerin arasında bir berber vardır. Rica etsem bıyıklarımı düzeltir mi?” Kalabalığın arasından biri, cebinden makas çıkartarak dedi ki: “Bıyıklarınızı memnuniyetle düzeltirim. Dilerseniz, Charlie Chaplin’inki gibi bile yaparım.”

ad826x90

Berber şoförle ilgilenirken ben de kazanana yaklaşıp dedim ki: “Bunun şoförünüz olduğunu bilmiyordum. Ahbabınız olduğunu sanmıştım. Yoksa ona böyle davranmaktan men ederdim sizi.” Kazanan bir parça diklenip dedi ki: “Bundan size ne?” Dedim ki: “Sizin hakkınızda bir makale yazacağım.” Kazanan ürkerek dedi ki: “Soyadımı söylemem ki size.” Dedim ki: “Sadece olayı anlatıp, adınızın İvan Borisoviç olduğu­nu, kızıl saçlı ve epeyce topluca olduğunuzu yazacağım. Kuşkusuz bu davranışınız karşılığını bulacaktır; ama bul­mazsa bile o kirli ruhunuz hiç değilse ak kağıt üzerinde basılı kalsın.”

Makaleden söz edildiğini işiten kazananın ahbabı da çabucak pılısını pırtısını toplayıp mekanı terk etmişti. Kazanan epeyce bir süre homurdanıp her şeye tüküreyim diye bağırarak bira içti. Şoförün bıyıklarını kestiler; bir parça gençleşti ve güzelleşti. İşte böylece bu azgın karakter hakkında bir öykü yazmaya karar verdim.

Ve gördüğünüz gibi, eve gelir gelmez de yazdım. Şimdi herhalde okuyup, böyle eğlenceli bir oyunda böyle antipa­tik, kızıl saçlı bir adamla karşılaşmış olmama şaşırıyorsu­nuzdur.

(1938)

Comments

comments

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Yaklaşın hele! Alper’in Sit Alanı burada

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla