Karpuzcu Kemal’in karpuzunu ya kuşlar yer, ya puştlar!

Vakit kaybetmeden "karpuz tezgâhının" kurulduğu yeri buluverdik. Filmin çekildiği sokakları dolaşırken ölümsüz sahneleri yeniden yaşadık.


65
12 Paylaşım, 65 Beğeni

Dikkat: Bu yazı, gönlümüzün en müstesna yerine taht kurmuş olan bir filmin izini süren bir grup divanenin nafile koşuşturmasını anlatır. Yönetmen Ahmet Uluçay’ın tek uzun metrajlı filmi Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak’ın çekildiği sokakları görmek için direksiyonu Tavşanlı’ya kıran ekibimizin karpuz, çay, dondurma ve kurabiye eşliğinde kâh tebessümle kâh gözleri sulanarak sefer ettiği bir yolculuktur bu. Filmi izlememiş olanlar pek tat alamayabilir bu yazıdan, baştan söylemesi…

Bilenler bilir, Çizergezer ekibi kafaya estiği an Anadolu’nun en ücra köşelerine doğru gazlamayı seven bir gruptur. Antik kent, ücra köy, kaya mezarı, obruk ya da krater gölü dinlemez bu adamlar; her tarihi eseri ve her coğrafi oluşumu merak ederler. Fotoğraf ve video çeker, hatta bazen oturup sıcak çizim yaparlar. Bir türlü açamadıkları YouTube kanalı için yıllar yılı inanılmaz malzemeler biriktirmişlerdir, ancak üşengeçlik belası nedeniyle bu görüntüler onlardan önce eskimiştir.

Yolculuk için günler öncesinden haritalar çizilir, yollar, köy ve kasabalar işaretlenir, kalınacak oteller incelenir. Yol üzerindeki yerlerin tarihi okunur; kalesi-kulesi, deresi, çavlanı tespit edilir. Araçlarda yaz kış şort, havlu, terlik bulunur. Karşımıza çıkan her su kaynağının tadına bakmak ve mümkünse yüzmek gibi tutkuları olanlar mevcuttur ekipte…

Evet, Çizergezer ruhu gönlünce gezip tozmanın ve elbette yollarda bitmek tükenmek bilmeyen muhabbetin ruhudur. Her işimiz baştan planlıdır ancak gezgin ruhun gereği olarak bu planlara riayet ettiğimiz de pek vaki değildir. Önceden belirlenmiş rotaların dışına çıkmak hiç mesele edilmez, yol üstü sürprizleri her zaman caziptir çünkü… Hatay’dan Adana’ya dönerken uçağı kaçırmak pahasına “Osmaniye kalelerini görmemiz gerek” diye tutturan bir ekip üyesini kırmamak adına orta Toroslar’ı turlarken umulmadık bir anda ismi Halet Çambel’le özdeşleşmiş muhteşem Karatepe Aslantaş’la karşılaşmak gezginlik serüvenimizin en nadide anlarından biri olarak hatırlanır. 

Yine böyle zamanlardan birinde kuzeybatı Anadolu’dan güneydoğuya diyagonal bir rotayla inerken “Haydi şu Tavşanlı’dan geçelim de, Ahmet Uluçay’ın filmini çektiği sokakları görüverelim” diye başlamıştı bu serüven. Bir Eylül günü düşmüştük Tavşanlı’nın güneşten sararmış tozlu sokaklarına. Amacımız çok sevdiğimiz bir filmin izini sürmekti dedik. Aynı zamanda çocukluğumuza, kişisel tarihimizin filmle özdeş hatıralarına bir yolculuk da yapmaktı elbette.

Karpuz Kabuğu’ndan Gemiler Yapmak, sinema tutkunu iki gencin öyküsünü anlatıyor. Ahmet Uluçay’ın yaşamından esintiler taşıyan ve kısıtlı imkanlarla çektiği film sıcak öyküsü, içtenlikli havası ve amatör oyuncuların başarısı nedeniyle Türk sinemasının unutulmazları arasında yerini aldı bile. Aldığı uluslararası ödüller de bunu kanıtlıyor zaten.

Vakit kaybetmeden “karpuz tezgâhının” kurulduğu yeri buluverdik. Filmin çekildiği sokakları dolaşırken ölümsüz sahneleri yeniden yaşadık. Şurası tabutun kıpırdadığı evin önü, şurası Nihal’lerin evine giden yol, şurası ustanın evinin yolu… Her harfini ezbere bildiğimiz diyaloglar dilimizden dökülüveriyor. 

“Len çırak, kızdırma beni dört tane vururum haa!”
“Oğlan, annem gelsin yemek yesin diyor.”
“Kızılcık getiriver bana köyünüzden.”
“Senin yaşın kaç oğlum? Senin sümüğün ne zaman kurudu?
“Berberlikte deli para var diye girdik.”
“Analarını ben alayım, sen de benim damadım olursun.”
“Hayır gelmez kasabanın ne kızından, ne karpuzundan.”
“Karpuzcu Kemal’in karpuzunu ya kuşlar yer, ya puştlar!”

Sonra yönetmen Ahmet Uluçay ve Mustafa Çoban’ın (Karpuzcu Kemal) mezarlarının bulunduğu Tepecik köyüne kırdık direksiyonu. Amacımız bu güzel insanların ruhuna saygılar sunup, bir fatiha okumaktı. Tavşanlı’nın hemen kıyısındaki Tepecik köyü olanca sakinliğiyle karşıladı bizi. Köyün mezarlığı geniş bir alana yayılmıştı; ara tara bir türlü bulamadık mezarları. Yorulup köye dönünce bir eski zaman dondurmacısı bulduk. Sineklerden korunmak için telle çevrilmiş dükkanın kaymaklı dondurması yerel bir efsaneydi doğrusu. Ekibin iki pisboğaz üyesi (Apti’yle Behzat) televizyonlara dondurma programı önermeye karar verip kısa süre sonra unuttular bu projelerini…

******

Bu gezinin birkaç yıl sonrası ekipten iki kişi yeniden Tavşanlı’ya uğradı. Sözün burasında sözü Servet’e veriyoruz: “Tepecik köyüne gittik yeniden, Recep rolünü oynayan İsmail Hakkı Taslak’ı sorduk. Tavşanlı-Tepecik arasında dolmuşçuluk yaptığını söylediler. Biraz bekledikten sonra geldi. Durağın yanındaki kahvede oturup çay içtik. Filmdeki çocuk büyümüş, artık kocaman bir adam var karşımızda. Rol arkadaşı Mehmet (Kadir Kaymaz) ise mühendis olmuş İstanbul’da… Sinemanın sunduğu hayal ile hayatın gerçekleri birbirine karışmış. Nihal’lerin mahalleden taşınıp gitmesi ve Recep’in aşkıyla yapayalnız kalmasına benzer bir duygu bu. Zaman ilerlemiş, her şeyi süpürmüş.”

Loading...

Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

65
12 Paylaşım, 65 Beğeni

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı