39,7902$% -0.14
47,1198€% 0.03
54,4582£% -0.64
4.282,22%0,16
3.349,51%0,35
10.189,02%1,08
İngiliz Edebiyatı’nın güçlü kalemlerinden John Fowles, “Okumuş olan hemen herkesin aksi yöndeki tavsiyesine karşın yayımlandığını” söylediği kitabı “Aristos”ta bir çok kültürün ve inanışın ortak noktası olan Adem ve Havva figürlerine farklı bir açıdan bakıyor. Bin yıllar boyunca sayısız defalar yorumlanmış olan bu mite bir de Fowles’ın bakış açısından bakın.
Erkek ile dişi, en güçlü iki biyolojik ilkedir; ve onların toplumdaki düzgün etkileşimi, toplumsal sağlığın başlıca belirtilerinden biridir. Bu bakımdan dünyamız, kadınların şimdi genel siyasal özgürleşmelerine karşın, önemli bir hastalığı göstermektedir; ve bu hastalığın çoğu erkeğin bencil tiranlığından doğmaktadır.
Adem’in baştan çıkarılma mitini şu şekilde yorumluyorum. Adem, değişimden nefret ve hayvanların masumluğuna duyulan boşuna özlemdir. Yılan, hayal gücüdür, karşılaştırma gücüdür, öz-bilinç’tir. Havva, insani sorumluluğun, ilerleme ihtiyacının ve ilerlemeyi kontrol etme ihtiyacının benimsenmesidir. Cennet Bahçesi olanaksız bir düştür. Düşüş, evrimin temel sürecidir. Tekvin’in Tanrısı Adem’in hıncının bir kişileşmesidir.
Adem devinimsizlik, ya da muhafazakârlıktır; Havva devinim, ya da ilerlemedir. Adem toplumları, içinde erkeğin ve babanın, erkek tanrıların, yerleşik kurumlara ve davranış normlarına sıkı sıkıya itaat ettikleri toplumlardır, tıpkı çağımızın tarih dönemlerinin çoğunluğunda olduğu gibi. Victoria çağı böyle tipik bir dönemdir. Havva toplumları, içinde kadının ve annenin, dişi tanrıların, yenilikleri ve deneyi, taze tanımlan, amaçları, duygu tarzlarını özendirdikleri toplumlardır. Rönesans ile kendi çağımız böylesi tipik çağlardır.

Elbette Adem -kadınlar ve Havva- erkekler vardır; dünyanın büyük ilerici sanatçılarıyla düşünürleri arasında dikkate değer biçimde azı, sonraki kategoriye ait değillerdir.
Adem egemenliğindeki insanlığın (‘mankind’ teriminin ta kendisi de bu gerçeği açığa vurmaktadır) küçük, zalim ve hâlâ yaygın olan feminizm karşıtlığı, erkeğin hayatta kalma savaşında bir zamanlar var olan önemli fiziksel üstünlüğünün ve daha büyük yararının uzun süren yankısıdır. Erkekteki Adem için kadın, ırzına geçilebilir bir hazneden başka bir şey değildir. Kadınlığın bu erkeğe özgü çağrışımı kadın vücudunun çok ötesine uzanır. İlerleme ve yenilik ırzına geçilebilir şeylerdir; kaba kuvvet üzerine temellenmeyen her şeyin ırzına geçilebilir. Bütün ilerici felsefeler feministtir. Adem, bir dağ şatosundaki prenstir; saldırıları ve istihkâmları, kendi gücü ve kendi prestiji aklını uğraştırır durur.
Havva, Cennet Bahçesi’nde Adem’i aptalca düşünden hileyle uyandıracak zekâyı göstermişse bile, aynı zamanda sonradan onun yanında kalmak inceliğini de göstermiştir; ve toplum için en geçerli olan şey dişi ilkesinin -hoşgörü, kudretin doğru olduğunu ileri süren Âdem inancına karşı genel bir kuşkuculuk- bu yönüdür. Her anne, mikrokozmosta evrimsel bir sistemdir; olanı sevmekten başka bir seçimi yoktur-çirkin ya da kibirli, suçlu ya da bencil, aptal ya da özürlü çocuğunu sevecektir. Analık bütün hoşgörü alıştırmalarının en temel olanıdır ve öğrenmemiz gereken biçimiyle hoşgörü, hâlâ bütün insani bilgeliklerin en temel olanıdır.

Metin Üstündağ ile karşılaşmalarımız
1
Ruhumuza iyi gelecek yaz şiirleri
4961 kez okundu
2
1946 CHP Şiir Ödülleri: Cahit Sıtkı birinciydi ama kazanan Attila İlhan oldu
2194 kez okundu
3
Dünya Edebiyatından ’50 Muhteşem Kısa Hikâye’
1800 kez okundu
4
Mümin Durmaz yazıp çizdi: DOSTOYEVSKİ
1794 kez okundu
5
Neyzen Tevfik bir gün akıl hastanesinin kapısından girer ve…
1590 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.