DOLAR

32,8248$% 0.04

EURO

35,2439% -0.18

STERLİN

41,7711£% -0.2

GRAM ALTIN

2.451,13%-1,53

ONS

2.321,76%-1,60

BİST100

10.771,36%0,29

Öğle Vakti a 13:11
İstanbul AÇIK 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

DÜNYAYA DÜNYAYI

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Bugün kendi gözümle bakıyorum dünyaya, kendi gözümle görüyorum Dünyayı. Her okuduğum kitapta değişebilir olsa da fikirlerim, her bir insanla dönüşebilir olsa da zihnim; ben görmek istemedikten sonra hangi kitap veya hangi insan dönüştürebilir ki beni? Kendimin deneyiminde hemhal olamadıkça zihnimin sınırlarında takılıp kaldıkça dönüşüm nasıl mümkün olabilir ki? Üstelik de o kadar sene gördüğüm derslerde sınırların bir duvar olduğunu, bir somut tezahür olduğunu önce anlattılar, sonra inandım çünkü surlar, kaleler, duvarlar gördüm… 

ad826x90

Sonra biraz büyüdükçe de dediler ki sınırlar sadece insanları, şehirleri, odaları ayırmak için yoktur; insanın kendi zihninde oluşturduğu sınırları da vardır… Peki ya bana gösterdiler mi fotoğraf kapı gibi duvar gibi sur gibi? Hayır… Peki ya ben görmeden mi inanmak istemedim, artık okuldan alacağım maksimum bilgiyi mi almıştım? Yoksa en başından beri zihnim beş duyusu ile bir şekilde temas etmeden bilgileri özümseyememiş miydi? Bu zihnimin bilgilerini gözlemlemek için hangi odadan içimdeki hangi sınırdan başlamalıydım? Sahi insan zihninde bir düşünce veya hissin sınırı nerede bitiyor diğeri ise nerede başlıyordu?

Tüm bunlar zihnimde dönüp dururken şimdiye dek tanıştığım insanlar, okuduğum kitaplar, öğretmenlerimin anlattıkları tam olarak nereye gitmişti peki? Beni en temel sorunla, en temel kıyasla kendi bedenim ile kendi zihnim arasındaki o koca boşlukta bırakmışlardı. Öyleyse biraz oradan biraz buradan birleşim yapmak bana düşmüştü:

Bedenimizdeki her şey bir protein üretimi DNA’dan hücrelere, organlara kadar pek çok yapının birleşimi kendi içimde idi, yani ben bir çeşit yürüyen kod oluyorum, bu kodlarım en temelde ailemden alıyorum sonra beslenme düzenime, çevreme göre değiştirip dönüşüyorum. Sonra bu dönüşüm nasıl oluyor tam anlayamadan bir içsel sıkıntı geliyor, bir soru, bir acı, bir sevinç bir anda sanki düzenli giden protein ve kod zinciri dengemi alt üst ediyor… E bir anda bu derece sarsılmaya ve alabora olmaya müsaitsem hiçbir zaman ben sadece bir kod dizgisi olmamışım ya da en başından beri hiçbir zeminde tam düzenli olmamışım, temelim sağlam olsa o bina yıkılmazdı değil mi sonuçta bize bu öğretildi… Ben tüm bu öğrendiklerimi çürüte çürüte aldığım o eski derslerimin meyvelerini toprağa gübre yapmış yeni bir meyve üretim sürecine girmiştim. Oysa ki ben şehir çocuğu olarak hangi toprakta ne yetişir hangi kökün neye ihtiyacı vardır hiç bilememiştim ki… Haliyle de zihnimde bir ayrık otları, asalak yapılar belirmeye başladı… Öğrendiğim bunca şeyle öğrenmemekte ısrarcı olduğum kendi bahçemde kontrolsüzce büyüyen parazit fikir, düşünce, insan yığını ile kalmıştım; e bir bahçede bunların hepsi görünürdü zaten, o güzel ormanda yürürken bir yılanla karşılaşmam, bir sarmaşağa dolanmam, bir vahşi hayvanla temaşa etmem gayet öngörülebilirdi… İşte o günden sonra ben hem o bahçemin yılanı hem ayrık otu hem de bahçıvanı olduğumu fark etmiştim. Peki benim bu sınırsız varlığımda neden hala düşüncelerimin ayrım olduğu yanılsamasındayım…

ad826x90

Cioran’ın dediği bir cümle ile baş başa bırakarak bitireceğim: 

ad826x90

“Keşfedilmemiş bir gezegen kadar yakınsın kendine.” 

Comments

comments

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Başka Bir Kendi

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla