DOLAR

32,6451$% -0.47

EURO

34,9898% -0.75

STERLİN

41,4323£% -0.6

GRAM ALTIN

2.421,75%-0,94

ONS

2.309,86%-0,38

BİST100

10.471,32%0,76

İkindi Vakti a 17:09
İstanbul AÇIK 29°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Bu hayatı yaşamak için hür değiliz!

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Dövüş Kulübü kitabından bahsetmeden önce yazarından söz edelim. Çoğu yazar kendi hayatının yazdıklarıyla bir ilintisi olmadığını vurguluyor. Ama bunun mümkün olmadığını, okuduğunuz her eserden sonra o yazarın hayat hikâyesine baktığımızda bariz şekilde bağlantılar olduğunu fark edebiliyoruz. Ayrıca bu ilişik durum sadece edebiyatta değil: resim, heykel, sinema ve benzeri sanat dallarında da karşımıza oldukça sık çıkıyor. 

ad826x90

Şimdi Palahniuk ve Dövüş Kulübü arasındaki ilişiğe bakalım. Yazar, arkadaşlarıyla gittiği tatilde rahatsız edici gürültü yüzünden bitişik kamptaki yabancılarla kavga eder. Yüzü korkunç yaralanan Palahniuk’un iş arkadaşları, bununla ilgili hiçbir şey sormadan ve yorum yapmadan korktuklarını belli ederler. Yazar şöyle düşünür: “Eğer insan yeterince korkunç gözükürse dilediğini yapabilir.” Eserde korkunç surat ortaya çıkacak, lakin ipucu vermemek için nasıl çıkacağını söylemeyeceğim. Ancak eseri ve yazarın hayatını okuduğumda fazlaca ilinti olduğunu söyleyebilirim. Bu ilinti bahsedeceğimiz eserin ortaya çıkışıyla ilgili olduğu için önemli bulup eklemek istedim.

Kitapta başkahramanın adı olmadığı için ben ona “anlatıcı” diyeceğim. Kahramanın iyi bir işi ve iyi bir kariyeri var. Hayatı düz, dengeli ve istikrarlı biçimde devam ediyor. Kitabın ilk sayfalarında anlatıcının uyumama hastalığına yakalandığını ve çok acı çektiğini hemen öğreniyoruz. Uzun süren uykusuzluk hali onu bir şizofrene çeviriyor. Anlatıcının içinde iki kişilik oluşuyor: Marla Singer ve Tyler Durden. Marla daha çok kadınsılık, sakinlik ve dinginlik özelliklerini taşırken; Tyler ise şiddet, ölüm ve cinsellik özelliklerini taşıyor. Kahraman bu iki kişilik arasında gidip geliyor. Bazen Marla’ya uyuyor bazen Tyler’a. Eserdeki olaylar böylece hareket kazanmaya başlıyor. Tuhaf olan tüm karakterler yaşanılan üzücü olayları umursamıyor hatta güldükleri bile oluyor. Ölmek ya da yaşamak arasındaki farkın önemli olmadığı bir roman okuyacaksınız. Palahniuk sizi kusturacak ve midenize kramplar da sokacak. Eser “yeraltı edebiyatı” türünden olduğu için korku, şiddet, uyuşturucu ve cinsellik gibi ögeler de içeriyor.

Kitabın olay örgüsünden kabaca bahsettik, peki bu kitap bize ne anlatmak istiyor? Yazar tamamen tüketim toplumunu eleştirmiş. Bu hayatı yaşamak için hür değiliz, kurallar konulmuş ve herkese onlara riayet edeceksiniz diyen birileri var. Sabah kalk işe git, akşam gel evde yat. O vakit insanlar nasıl mutlu olacak, güzel bir koltuk takımı alarak mı ya da en güzel yemekleri alarak mı? Tüketmek, insanı bir yere kadar mutlu edebiliyor, ancak geçici süreliğine olduğundan mutluluk yerini hayal kırıklığına bırakıyor. 

ad826x90

“Dövüş Kulübü” tüketmek ve tükenmeye muhalefet ediyor. Okuyucular bunları kolaylıkla algılayabilir çünkü yazar iğnelemeyle değil, direkt önümüze koyuyor, sözünü sakınmıyor. Yazıyı kitaptan bir alıntıyla bitirelim: “Reklamlar insanları gerek duymadıkları arabaların ve kıyafetlerin peşinden koşturuyor. Kaç kuşaktır insanlar nefret ettikleri işlerde çalışıyorlar; neden? Gerçekte ihtiyaç duymadıkları şeyleri satın alabilmek için.”

ad826x90

Eser adı: Dövüş Kulübü
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Tür: Yeraltı Edebiyatı Roman
Sayfa sayısı: 223

Comments

comments

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Memo Tembelçizer’in gizemli projesi ne aşamada?

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla