Ev alma, aşı ol!


Pandemi'nin başladığı günden beri beni gördükçe arabaların ardına saklanan Hollandalı komşuya rastladım geçen.
Bu defa kaçmadı; bir rahatlık, bir özgüven…
Neyse kapı ağzında ayaküstü, anamın komşu kadınlarla dertleştiği gibi uzun uzun konuştuk da "Niye kaçmıyor lan bu herif?" diyorum kendi kendime.
Laf arasında ağzından kaçırdı, meğerse aşı olmuş çakal.
Eee..?!
Biz olduk mu bakalım? "Can gişinin canı" he mi?
Neyse "La benim toplantım var, hacı hadi eyvallah!" deyip başımdan savdım.
"Evde toplantı mı olur aslanım?" diyecek olursa da "Online yapıyoz artık" derim diye planladım…
Boşa dememişler "ev alma aşı ol" diye…

*****

Amsterdam merkezde bir süredir 'Bisiklet Taksiler' de kullanılmakta. Çevreyi kirletmediği, trafik sorunu yaşatmadığı ve dahi ilginç bir uygulama olduğu icin de pek popüler bu Bisiklet Taksiler. Gecenlerde acil bir işim vardı, ilk rastladığıma hemen atladım ve kıllık olsun diye "Çabuk şu arabayı takip et!" dedim. Şoför diyebileceğim pedalcı şahıs anlam veremedi tabii. "Şaka lan şaka! Ehehe ekekeke!" diye konuyu tatlıya bağladım.
Neyse az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik… Baktım şoförün bünyesi zayıf, pek bir zorlanıyor pedal çevirirken. Ben de merhametliyim ya, aldı beni bir keder. Ulan arkadaş insanoğlu asırlarca kafa yoruyor, uygarlaşıyor; son durumda geldiği nokta gene aynı. Orijinal diye yaptığı şey eski Çin'de kölelerin çektiği arabalara benziyor iyi mi. Neyse geldik bir yokuşa dayandık. Benim şoför yokuşu çıkamadı. Türkçesi "Oy bittim, tükendim gayri!" anlamına gelebilecek cümleler kurdu. Normal bisiklet olsa bi o yana bi bu yana zikzak çizer kurtarırdı. O da mümkün olmadı…
Atladım arabadan. Pedalci taksici şoförle birlikte gideceğim yere kadar taksiyi ittik. Eee! Yalnız başıma yürüsem daha kârlıydim ben ya. Bir de ellerin bisiklet taksisini ittim fazladan. Yetmedi üstüne bir de taksi ücreti ödedim iyi mi! Eski Çin'den tek farkımız filmin sonuydu sanırım…
Araç, kendisine yeşil yandığı halde bisikletliye yol verdi.
Bisikletli geçmeyip beklemeye devam etti. Araç sürücüsü eliyle işaret ederek, "Eee hadi ama yol verdim, geçsene" dedi. Bisikletli, "Ne diye geçeyim ya, bana kırmızı yanıyor görmüyor musun?" dedi. Amsterdam'da olup biteni izleyen Türk ise "Daa garşıya geçmeyi beceremiyor i*neler!" diye mırıldandı.

*****

Geçtiğimiz yıllardan birinde, bir yaz tatili zamanı Divriği'den Ankara'ya otobüsle yolculuk yaparken Sivas-Yıldızeli civarında köylü kadınlar bindi otobüse. Ellerinde oraklarla, çuvallarla. Bildiğin köylü kadınlar. Ya tarlaya gidiyorlar ya da köylerine.
Aralarında Hollandaca konuşmaya başladılar. Biraz dinledim. Evet Hollandaca. Anında deli olacak gibi oldum. Uzaylı görsem bu kadar olur… Sonra dayanamadım, yanlarına gidip sordum. Köy gurbetçiymiş, Hollanda'da yaşıyormuş herkes. Yazları da köylerine geliyorlarmış… Amsterdam Üniversitesi'nde okuyan bile vardı içlerinde. Hâlâ hatırlarım bu önemli mevzuyu…

Loading...

Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı