Deli Kadın Hikâyeleri


Bir kadın fotoğrafı gördüm sosyal medyada. Konya’da yaşıyor. Sultan Ana diyorlarmış ona. Kırmızı giyinmiş, kırmızı allık sürmüş, saçına kırmızı tokalar takmış. Çocukluk aşkıyla evlenmiş 15 yaşında Sultan, ama çocuğu olmadığı için şiddet görmüş ve sonrasında da terkedilmiş. Onu terk eden adam(!), kırmızıyı çok severmiş.

Deli Ayten geldi sonra aklıma. Eşi öldükten sonra iyice deliren, Ayten Şenaşık… Bilenler bilir (ne demekse bu), o da Bursa’nın simgelerinden biridir. Bütün gün gezermiş çarşıda, para ve yiyecek toplarmış esnaftan. Sonra mahallesine dönüp dağıtırmış topladıklarını ihtiyacı olanlara. 1992 yılında öldü Deli Ayten. Sonrasında, elinde tamburuyla bir heykeli dikildi yaşadığı mahallenin parkına…

Deli Kadın Hikâyeleri’ne bağlayacağım konuyu. Mine Söğüt’ün okumuş olduğum tek kitabı. Depresif, umutsuz, delice… 21 adet öykü, 21 “deli kadın”… Kimi aşkından delirmiş, kimi yaşadıklarından. Kimi annesinden ötürü, kimi babasından, kimi hayattan…

Herkesin çok severek okuduğu hikayeler değil bunlar. İç karartıcı ve can yakıcı bir kere… Delilerin ağzından, delice kelimelerle, tekrarlar ve şiirsel ifadelerle dolu. Ama ben birçok satırın altını çizdim. 

Murat Menteş’in Ruhi Mücerret kitabında şöyle bir cümle vardı; “Bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil, deliliğini görürler.” Çok severim bu cümleyi.

İşte bu kitap, bize tam olarak o acıları gösteriyor. Bu yüzden okuması biraz zor gelebilir bazılarımıza. Ayrıca kitaptaki çizimler de hikayelere çok uygun. Çizimleri Bahadır Baruter yapmış ve bence Mine Söğüt ile müthiş bir ekip olmuşlar. (Burada bir kalp emojisi hayal ediniz.)

Ben çok sevdim.

Ben zaten fırsat bulup delirebilenleri de çok seviyorum.

O çok sevdiğim; “Deli kızım uyan… Söylenenler yalan…” şarkısı ve kitaptan müthiş bir alıntıyla bitirelim;

“Şehri avucumun içine alsam, elimde bir bez, her yanını ovalayıp parlatsam… Şehir tehditten arınır mı? Binbir çeşit kadınlık hali yepyeni bir kadere kavuşur mu? Bu şehir yüzyıllardır erkektir ve kadınları sevmeyi bilmez. İşte bu yüzden, bu şehirde ben her gün kendimi defalarca öldürürüm. Bomba olur patlarım; kulesinden, köprüsünden aşağı atlarım. Elimde bir bıçak her yerime saplarım. Tavandaki bütün ipler kendimi asmam için sallanır. Arabalar önlerine atlamam için yol alır. Denizinde, lağımında, çöpünde kimliksiz cesedim. Kimsesizler mezarlığında daracık çukurlara sığar dev cesaretim.”

Sevgiler.

Loading...

Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı