39,7902$% -0.14
47,1198€% 0.03
54,4582£% -0.64
4.282,22%0,16
3.349,51%0,35
10.189,02%1,08
23 Mart 2024 Cumartesi
Kar, kış, kıyamet: Abdülkadir Tamer'den bir öykü
Kaleminin gücüyle ayakta kalan babam: Burhan Arpad
... Ve Zonguldak
Yer altında Romanlar ve Gebenler
"Göğü kucaklayıp getirdim sana, kokla açılırsın"
İçimdeki cinayet (Altıncı Bölüm-FİNAL)
Platform Mısır’ınGizem’i olunca ağız açma ritüelinin de Antik Mısır’la ilgili olacağı şüphe götürmesin. Yoksa burada anlatacaklarımın doktorların abeslangıyla (doktorların, hastaların ağzına bakarken kullandıkları çubuk) uzaktan yakından bir ilgisi yoktur; çünkü abeslang, Antik Mısırlı rahiplerin ağız açma (“yahu neyin ağzını?” bilgisini birazdan vereceğim) seremonisinde kullandıkları araç gereçlerin yanında bir hayli masum kalıyor. Öte yandan benim bu yazıyı yazmama sebep olan da bir abeslangdır (Milyoner yarışmasında “abeslang nedir?” diye bir soru çıkınca aklıma ilk gelenin Ağız Açma Ritüeli olması, sadece bana has bir durum olsa gerek, insanın içi dışı Antik Mısır olunca bu durum gayet normal karşılanmalı. 🙂
Neyse biz konumuza dönelim. Antik Mısırlılar için ölümden sonrası/öte dünya bir hayli önemliydi. Antik Mısırlılar yaşadıkları süre boyunca, ölümden sonrası için hazırlık yapıyorlardı. Örneğin öldükten sonra kendilerine ölümden sonraki hayatlarında rehberlik edecek Ölüler Kitabı’na sahip olabilmek için çalışıyorlar ve birikim yapıyorlardı (kefen parası gibi cüzi miktarlar da değil hani). Ölüler Kitabı’na sahip olmak her Antik Mısırlının harcı değildi. Bu kitaba orta düzeyin üstü ve üst düzey Antik Mısırlılar sahip olabiliyordu. Ölüler Kitabı’nı almaya gücü yetmeyenler ise kendi imkanlarıyla bu kitabın kopyasını yapmaya çalışıyordu. Bir Antik Mısırlı için bu yol gösterici kitaba sahip olmamak demek, öldükten sonra ruhunun huzura ermeyeceği ve Osiris’in kendisine cennet kapılarını açmayacağı anlamına geliyordu.
Ölümden sonrası kendileri için bu denli önemli olan Antik Mısırlılar için tabi ki mumyalama işlemiyle birlikte her şey bitmiyordu. Bu yazının konusunu da Antik Mısırlıların mumyalama işleminden sonra uyguladıkları ritüellerden biri olan Ağız Açma Ritüeli oluşturmaktadır.
Antik Mısırlılar, ölen kişinin ruhunun öte dünyada hayatta kalabilmesi için yiyecek ve suya ihtiyacı olduğuna inanıyorlardı. Ağız açma ritüeli de ölen kişinin öte dünyada yemek ve içmek gibi fiziksel/gündelik ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve hayatına (!) devam edebilmesi için gerekli bir ritüeldi. Yani ağız açma ritüeli, ölüyü tekrar hayata döndürebilmek için yapılan bir ritüeldi. Bu ritüel hem cenaze törenlerinde hem de tapınaklarla gerçekleştirildi. Peki bu ritüel nasıl yapılırdı?
Ağız açma ritüeli tanrıların, kralların ve diğer şahsiyetlerin heykelleri üzerinde yapıldığı gibi sonraki hanedanlıklar döneminde hem insanların hem de kutsal sayılan Apis boğalarının mumyalarının üzerinde de uygulanmaktaydı. Söz konusu ritüelle birlikte ölen kişinin mumyası ya da heykeli yeme, içme, nefes alma ve duyma gibi özellikler kazanabilecekti. Böylece ölen kişinin ruhu, yani Ka’sı beslenebilecekti.
[zombify_post]