DOLAR

32,8180$% 0.92

EURO

35,2632% 0.71

STERLİN

41,7242£% 0.66

GRAM ALTIN

2.485,51%2,19

ONS

2.358,85%1,35

BİST100

10.739,94%2,57

Yatsı Vakti a 22:38
İstanbul AÇIK 28°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Ters Dergi
  • Edebiyat
  • Mektuplarda yaşanan aşktan bize yansıyan satırlar: Franz Kafka ve Milena

Mektuplarda yaşanan aşktan bize yansıyan satırlar: Franz Kafka ve Milena

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Büyük edebiyatçıların aşkları her zaman ilgimizi çekmiştir. Nazım’ın Piraye’si, Sezai Karakoç’un Mona Rosa’sı, Turgut Uyar’ın Tomris’i ve daha nice aşklar… Düş kurduğumuz müddetçe yaşantımız bize hiçbir zaman yeterli olmayacak. Ruhumuz her zaman daha ilerisini isteyecek. Unutmamalıyız ki kalpler her zaman eksikliğin özlemi ile yanıyor. Kalbine söz geçiremiyorsun. Bazen doğruyu bazense yanlışı seviyorsun. Yanlışı seversen ise ona anlatamadığın için şiirlere, şarkı bestelerine, mektuplara ve kitaplara anlatırsın. Bahsettiğim bu büyük edebiyatçılar da her zaman kavuşamadığı aşklarına şiirler, kitaplar ve mektuplar yazmışlar. Aşık Veysel’in de dediği gibi “Kavuşamayınca aşk olur”.Çünkü insan her zaman imkansızın peşine düşer. Tıpkı Kafka’nın asla kavuşamadığı aşkına 2 yıl boyunca yazdığı mektuplar gibi…

ad826x90

Kafka ile Milena 1919’un sonbaharında Prag’da tanışmışlardı. Milena, Prag’lı aristokrat bir babanın kızıydı. Kalbini Alman bir Yahudi’ye kaptırmıştı. Babası bu aşka her zaman karşı çıkmıştı ama Milena pek de oralı olmuyordu. Eşi ile arasının bozuk olduğu bir dönemde Almanca eserleri Çekce’ye çevirmek sebebi ile Kafka ile tanıştı. Böylece dünya edebiyatına damga vuran mektuplar yazılmaya başladı. Masumca başlayan mektuplaşmalar bir süre sonra aşka ve özleme dönüştü. Ama maalesef aralarında engeller vardı. Milena evliydi, Kafka ise nişanlıydı. Kafka nişanlısını imkânsız aşkından dolayı terk etmişti. Kafka, Milena’ya olan aşkını kendi bağımsız dünyasında düş gücüyle yaşadı, imkanlardan dolayı sadece sevdi. Milena ve Kafka sadece üç kez birbirlerini görebildiler. Mektupları okurken neden görüşmediklerini, neden her şeye rağmen korkusuzca yaşayamadıklarını merak ediyoruz. Bunu merak eden insanların bir kısmı Kafka’nın tek taraflı bir aşk yaşadığını iddia ediyor. Ama bunu kimse bilemiyor. Milena’nın yazdığı mektuplar, Kafka’nın isteği ile yakılarak yok edilmiş. Hatta kendi mektuplarının yakılmasını istemiş fakat en yakın arkadaşı bu mektupları toplayıp, kitap haline getirmiş. Kafka’ya göre ciğerlerinin isyanının sebebi bu aşktır. Çünkü Kafka çok acı verici derecede ciğerlerinden rahatsızdı. Milena, Kafka’nın yaşadığı korku, güvensizlik, çaresizlik ve yabancılık duygularının dinmesini sağladı. Hastalığında kendisine moral ve güç kaynağı oldu. 

“Vazgeçilmesi mümkün olmayan bir şeyden vazgeçebilmek, bir kişinin sahip olabileceği en büyük güçtür.”

Kafka için güç kaynağı olan mektuplar bir süre sonra ona acı vermeye, hastalığın seyrini kötü etkilemeye başladı. O dönem yazdığı mektuplarda, Milena’ya yazmak için kalemi her eline aldığında kabine acı hissettirdiğini belirtmiştir. Milena’ya Mektuplar kitabında okuduğumuz gibi, mektuplarla başlayan bu aşk mektuplarla son bulmuştur. Son mektubunda Kafka şöyle demiştir; “Artık gelme” …

ad826x90

“Gelme” demek onlar için “Artık yazma” demekti. 

ad826x90

Kafka 1924 yılında hastalığından dolayı hayatını kaybetti.  Milena anı yazısında Kafka için şöyle der; “Çekingen, korkak, yumuşak ve iyi kalpliydi; ama yazdığı kitaplar zalim ve acıdır. Yaşayabilmek için fazla öngörülü, fazla bilge, savaşabilmek içinse fazla güçsüzdü.”

Bazı aşklar ölümsüzdür.  Bu mektuplar, asla kavuşamayan, yan yana bile sınırlı halde gelebilen iki insanın bir zaman birbirlerine duyduğu aşkı bugünlere taşımıştır. 

“Her şeye rağmen, mutsuzluktan ölünebiliyorsa, o zaman kesinlikle bu şekilde öleceğim. Ayrıca, ölüm döşeğindeki birisi, mutluluk sayesinde hayata tutunabiliyorsa o zaman ben de hayatta kalacağım”.

Comments

comments

ad826x90

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Mümin Durmaz yazıp çizdi: “Beni hemen anla”

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla