DOLAR

32,2406$% 0.18

EURO

34,9972% 0.42

STERLİN

41,1188£% 0.57

GRAM ALTIN

2.421,02%0,47

ONS

2.334,97%0,27

BİST100

10.676,65%-1,07

Akşam Vakti a 20:27
İstanbul AÇIK 21°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Hande Ustamahmut yazdı: FREUD ve JO-FI

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Hepimizin hemfikir olduğu bir gerçek var ki köpekler insanların antidepresanı, yoldaşı, koruyanı ve sevenidir. Nitekim bir köpek aşığı olan Freud da öyleydi. Ünlü düşünür Freud, ailesiyle birlikte köpeklere olan tutkusuyla bilinirdi. Freud’un köpek sevgisini oğlu Martin şu şekilde ifade eder:

ad826x90

”Ailem ve babam kesinlikle bilinçsizce köpek aşığı olmuştu.” 

Esasında Freud, çocukluk yıllarını hayvanlarla geçirerek büyümemişti. Ancak yıllar geçtikçe ünlü psikoterapistin köpeklere olan sevgisi artmaya başlamıştı. Öyle ki Freud köpeklerini kartvizitine kaydedecek kadar onlara bağlıydı. Kızı Anna doğum günü partilerinde köpeklere kostümler giydirerek, bu sevimli dostları eğlencelerine ortak ederdi. Parti masalarında tüm köpeklerin sandalyeleri dahi vardı ve her biri pastalardan tadarak ev halkına eşlik ederlerdi. 

Freud’un bilhassa çov-çov köpeklere karşı özel bir ilgisi vardı. Jo-Fi adlı köpeği çov-çov ırkıydı. Son derece akıllı ve sevecendi. Zira Freud’a göre insan karakterini analiz etmeleri noktasında köpeklerden daha iyisi yoktu. Tam da bu yüzden Freud, hastaları muayenehanesine geldiğinde Jo-Fi’nin yanında kalmasını isterdi. Şayet ılımlı ve kibar bir izlenim verirse Jo-Fi hastanın yanına gider ve uzanırdı. Fakat hasta agresif ve kabaysa Jo-Fi oradan uzaklaşırdı. 

ad826x90

Jo-Fi’nin özelliklerini bunlarla sınırlamak mümkün değildi. Çünkü Jo-Fi, Freud’un hastalarıyla olan seanslarının ne zaman biteceğini dahi çok iyi bilirdi. Öyle ki seansta tam ellinci dakikaya gelindiğinde Jo-Fi hemen ayaklanır ve kapıya doğru koşardı. Bu sayede Freud seans bitimi için saatine bile bakmaya gerek duymazdı. Kuşkusuz Freud’un köpeğiyle olan maceralarını buraya sığdırabilmek mümkün değil. Ancak en büyük yardımcısı olduğu şüphe götürmez bir gerçekti. Zira Jo-Fi kendi patili dünyasında insan karakterlerini saptama noktasında tıpkı bir hekim gibi çalışırdı. 

ad826x90

Son olarak Franz Kafka’nın kapısını çalarak şunları eklemek istiyorum: 

“Bütün soruların cevapları bir köpeğin bakışında gizlidir.” (Franz Kafka)

 Kaynak: Uygarlığı Değiştiren Yüz Köpek (Sam Stall)

Comments

comments

ad826x90

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Lütfi Acun yazdı: 1970’lerde beleş konserler

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla