Uyan!

Kıpkırmızıydı… Gözbebekleri hariç her yeri kıpkırmızıydı. “Kızarmış ya da güneşten yanmış değildi, dur işaretinin o iddiali kesif kırmızı rengini almıştı.”


Hannah Elizabeth Payne, bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulmadı ama eminim o an bunu çok isterdi. Çünkü dönüştüğü daha doğrusu dönüştürüldüğü şey de o an için bir böcek olmak kadar kötüydü.

Kıpkırmızıydı… Gözbebekleri hariç her yeri kıpkırmızıydı. “Kızarmış ya da güneşten yanmış değildi, dur işaretinin o iddiali kesif kırmızı rengini almıştı.”

Bir toplum hayal edin, teokrasi ile yönetiliyor; yani tam anlamıyla bir din devleti. Ve hapishaneler, suçlular o kadar fazla ki devlet bu duruma enteresan bir çözüm buluyor. Suçlu saydıklarını hapishaneye koymak yerine derilerinin altına bir madde enjekte ederek ciltlerinin komple renk değiştirmesini sağlıyor. Tabii bu “renkli” insanların toplum içerisinde barınması çok zor. Çünkü bilirsiniz bazı(!) toplumlar bakışlarıyla öldürür kendinden olmayanları… 

Hillary Jordan’ın "Uyandığında" adlı romanı da böyle bir toplumda geçiyor. Ana kahramanımız Hannah, yaşadığı yasak aşk sonucu hamile kalıyor. Kürtaj da yasadışı sayıldığından, yakalanıyor ve rengi kırmızıya dönüştürülüyor. Cinayet ve cinayete teşebbüsün rengi kırmızı. Farklı suçlar için farklı renkler var.

Romanın konusu oldukça ilgi çekici. Güzel bir distopya örneği. Temel olay örgüsünün içerisinde birçok da mesaj barındırıyor. Tabii bildiğimiz o meşhur distopyalarla kıyaslanamaz ama yine de korkunç. Hannah’nın tek başına mücadelesi baskın şekilde ele alınmış. Yani sonuçta bu kadın bölünerek çoğalmadı ama tüm suçu(!) üzerine alması ve bebeğin babasını hiç bir şekilde deşifre etmemesi onu oldukça zor bir mücadeleye sürüklüyor. Kendisi buna aşk diyor ama ben okurken farklı şeyler düşündüm. Hannah’nın ailesi dinine ve kurallarına aşırı bağlı ve kızlarına da bu kuralları ağır bir şekilde benimsetmeye çalışan bir aile. Böyle olunca buradaki yasak aşk bana duvardaki çatlaktan sızan bir su gibi geldi. Yani aşk zannedilse de bastırılmış duyguların dışa vurumu gibi birşey bana kalırsa.

Ters köşelerden biri taraflardan birinin İnanç Bakanı olması. Ayrıca Hannah ve ailesinin bağlı bulunduğu kilisenin de rahibi olan Aidan Dale bebeğin babası. Din adamı(!) yani… Romanda nedense masum, pamuk gibi, şefkatli bir adam bu Aidan Dale… Yani sürekli Hannah’ya ; “Ben olduğumu söyle mahkemede” falan diyor. Evet, sözde kaçmıyor ama kendisi de ortaya çıkıp ben yaptım diyemeyecek kadar cibilliyetsiz bir arkadaş. Yazar niye bu adamı bu kadar sempatik göstermiş anlamadım açıkçası… Bu bir suç değil ama sorumluluk nihayetinde…

Hannah, 16 yıl boyunca kırmızı olmaya mahkum ediliyor. Devlet ve ailesi onu “ıslah” etmeye çalışıyor bu arada. Sonuçta bir din devleti ve kızımız da tövbe edip hak yoluna dönmeli. Ama pek öyle olmuyor. Doğduğundan beri Tanrı korkusuyla büyütülen, pantolon dahi giymesine izin verilmeyen bir kadının bir gün “uyanıp” değerlerini sorgulamaya başlaması onu daha önce hiç olmadığı kadar güçlü yapıyor.

Hillary Jordan’ın ikinci ve son romanı "Uyandığında" feminist bir distopya… Yapı Kredi Yayınları’ndan…

Loading...

Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı