T3R5 MAHALLE 6: ARTİSTİK PATİNAJ

Dilli Didem ve Tersettin, o devirde YouTube olmadığı için örnek çifte baka baka önce buz üstünde kaymayı sonra da dans etmeyi öğrendiler.


Birbiriyle sırt sırta vermiş yüz yıllık ahşap evlerin dumanı tutabilen bacalarından, o eve odun ve kömür alınabildiği anlaşılırdı. T3R5 mahalle böyle evlerden meydana gelmişti. T3 otobanıyla R5 viyadüğünün kesiştiği yerde bulunan bu mahalle, zemheri soğuğunda bile aralık duran rezidans pencerelerine inat, buğulu pencerelerindeki kömür ve is kokusuyla hayata karşı bir rezistanstı. Gel zaman git zaman, ‘soğuklarla nasıl başa çıkılır’ın destanını yazan bu mahallenin boş bir arsasına iş makinaları geldi. Düzlediler, kazdılar, yıktılar, yumdular. Bir göz yumuş süresi sonra mahalleli bir de baktı ki oraya kapalı bir buz pateni pisti inşa edilmişti, kıyısına da bir kafe. Kafenin ihalesine mahallenin offişıl çay demleyicisi Kahveci Rasim tek başına girdi ve tabii ki ihaleyi aldı. Geriye mahalle kahvesi yerine kafeye doluşan mahallelilerin buz pateni yapanları seyretmesi kaldı. Ama mahallede böyle elit bir sporu yapabilecek kim vardı?

***

Tersettin, dayısından kalan Çile Pavyon’da yaşanan Kill Bill’in en kanlı sahnesine benzer elim olaydan sonra ismini unutturmak için bir süre kayıplara karıştı. Kimi, Bolşoy Balesi’nde perde açıp kapama asistanı olarak Moskova’ya gitti, dedi. Kimi, İbiza’daki Amnesia Club’da barmen olarak çalışıyor, dedi. Kimi, Día de Los Muertos için araba süsleyici olarak Meksika‘ya gitti, dedi. Oysaki Tersettin kabuğundan çıkamadığı gibi mahalleden de çıkamamıştı. Ahşap evlerinin zeminine dedesinin hayattayken “bu evde gömü var” diye kazdığı çukurları birleştirip bodrum katı yapmışlardı. Annesi Zara Gelin’le yaşadığı bu evin bu bodrum katına sığındı. Yaşadığı her günü bir idam mahkumunun son günü gibi yaşadı. 

Assolisti Fikri’nin İncegül’ü pavyonda kurşunlandıktan sonra Kur Korumalı Veronika’nın kucağında can verirken Tersettin’e olan aşkını itiraf etmişti ya… Bu Tersettin’in pek bir zoruna gitmişti. Ona bir erkeğin âşık olması mıydı yoksa şu yalan dünyada kendisine âşık olduğunu söyleyen tek insanın ölüp gitmesi miydi onu kahreden, bilemiyordu. Bir mektup yazmaya başladı. Adını “Kahır Mektubu” koydu. Bu mektup sonradan bestelenip Zeki Müren tarafından bir plağa kaydedilince 29 dakika 29 saniye ile Türk müzik tarihinin en uzun şarkısı olacaktı. 

Yazmak Tersettin’e iyi geldi. Zaten kendi zindanında çektiği ceza da ona yetmişti. Tekrar silkinip eski Tersettin olmaya hazırdı. T3R5 mahallenin yeşil sahalardaki Maradona’sı, film setlerindeki asi genci yani James Dean’i, tenis korlarındaki Rafael Nadal’ı olmasa da bir Benjamin Button tutarlılığındaki hikâyesini yazdırmak için senaryoya geri döndü. Tam da o gün T3R5 mahalle kapalı buz pateni pistinin açılış günüydü. Tüm mahalleli genciyle yaşlısıyla uzaktan dümdüz gri bir alan gibi görünen buz pistinin etrafında toplanmış, bel bel bakıyorlardı. Üniversite öğrencisi Dilli Didem’in daha önce Ankara Kurtuluş Parkı’ndaki buz pistinde bir saat on dakika buz pateni yapma tecrübesi olduğu için jilet gibi tabanlı ayakkabıları ayağına giydi. Kenarlardan tutuna tutuna piste çıktı. 

Tersettin’in dönüşü muhteşem olmalıydı. Dilli Didem’i görünce “Lan altı üstü buz üstünde ince ve keskin bir demirle kayacağız! Ne kadar zor olabilir ki?” dedi ve Didem’in cesaretinden de güç alarak ayakkabıları ayağına geçirip piste daldı. Didem ve Tersettin çok da artistik olmayan bir şekilde patinaj çekmeye başladılar. Birden piste uzun boylu bir delikanlı ile bir genç kız çıktı. Kuğu Gölü’nün donmuş halinde bale yapar gibi kayan ve adeta buzun üzerinde dans eden bu çift için dedikodu çarkları hemen çalıştı. 

“Tersettin’in Bolşoy Balesi’nden arkadaşlarıymış. Onunla beraber Moskova’dan gelmişler!”

Natalia ve Andrei hakkındaki bu bilgi mahalleliye yetti. Dilli Didem ve Tersettin, o devirde YouTube olmadığı için örnek çifte baka baka önce buz üstünde kaymayı sonra da dans etmeyi öğrendiler. Kahveci Rasim çift kasetli Sanyo müzik sisteminden “Kara basma iz olur” türküsünü açıp onunla dans etmelerinde ısrar etti. Fakat Natalia ve Andrei ona içinde klasik müzik bestelerinden seçkiler olan bir karışık kaset verdiler. Dil olarak anlaşamasalar da beden dili olarak “Artık burada bu müzikler çalacak!” cümlesini Kahveci Rasim’e bir şekilde anlattılar. 

Bol Şefik Bey banka müdürü emeklisi olmadan önce bankadan görevli olarak gittiği Moskova’da bu sanatı biraz bellemişti. Dilli Didem ve Tersettin’e yanaştı. “Biraz birikimim var. Eğer bu işe baş koyarsanız sizi uluslararası yarışmalara hatta olimpiyatlara götürmek için menajeriniz olurum.” dedi. Tersettin kara kaşlarını kaldırdı. Bu teklif onun şövalye ruhunu okşadı. “Demek bu bölümde Kara Şövalye Yükseliyor olayı yaşanacak…” dedi içinden. Dilli Didem de teklif üzerine çok heyecanlandı. İkisi de Bol Şefik Bey’e tamam dediler. Tersettin sevincinden Dilli Didem‘i belinden kavradığı gibi kendine çekti ve dudaklarından uzun uzun öptü. Kocakaçıran Mihriban’ın oğlu Tahteravalli İlhan’ın “Bakım bakım öpüşüyorlar!” diye milleti ayıktırmasıyla tüm kafe ayağa kalktı. Çılgınca onları alkışladı. Bu ikili şimdiden gönüllerin olimpik şampiyonuydu. 

***

1981 Avrupa Artist Patinaj Şampiyonası Avusturya’nın İnnsbruck şehrinde yapılacaktı. Bol Şefik Bey gençlerin artık hazır olduğuna inanıyordu. “Bunu bir kazanalım ondan sonra dünya, sonra da ver elini Olimpiyatlar!” 

Avusturya’ya otobüsle 25 saat süren bir yolculuktan sonra vardılar. En büyük rakipleri olan Natalia ve Andrei ise arkalarına koskoca SSCB devletini aldıkları için uçakla gelmişlerdi. Bütün hazırlıklar tamamlandı. Tüm yarışmacılardan kan örneği alındı. Yarışma Komitesi herhangi bir yasaklı madde kullanıp kullanmadıklarını test edecekti. Komite başkanı elinde bir kağıtla Bol Şefik Bey’in yanına geldi. Bol Şefik Bey kâğıdı okuyup adamla da konuşunca dizlerinin üzerine çöktü. Kâğıdı yumruk yaptığı elinde buruşturdu. Kafasını dizlerinin arasına alıp saçını başını yoldu. Dilli Didem ve Tersettin, Terzi Erol’un günlerce uğraşarak diktiği bindallı motifleri ile bezeli kırmızı kadifeden dansçı kostümlerinin içinde ısınma hareketi  yapıyorlardı. Tersettin bir şeylerin ters gittiğini anladı. Bol Şefik Bey saçları yolunmuş kaz gibi, gözleri sinirden kıpkırmızı yanlarına geldi. Pisti göstererek “Boşuna ısınmayın. O buz pistine asla çıkamayacaksınız!” dedi. Adamın ne demek istediğini idrak etmeye çalışırlarken bile akıllarından sırayla danslarındaki figürleri geçiriyorlardı. 

***

Natalia Bestemiyanova-Andrei Bukin çifti, 1981 yılı Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası’nda ve aynı yılın dünya şampiyonasında ikinci oldular. 1982 ve 83 yılları da ikinciliklerle geçti. Ama 84-85-86-87 yılları onların altın yılları oldu. Dört yıl üst üste hem Avrupa hem dünya şampiyonu olan çift 1987 yılında olimpiyat şampiyonu olarak kariyerlerini taçlandırdılar. 

***

Dili Didem, Tersettin ve Bol Şefik Bey 25 saatte gittikleri Avusturya İnnsbruck‘tan yürekleri buruk, kendine güvenleri yerle bir olarak 25 günde döndüler. Çünkü Bol Şefik Bey tüm parasını şampiyona için harcamış ve sıfırı tüketmişti. T3R5 mahalleye döndüklerinde her biri süt dökmüş kedi gibi sürünerek evlerine gidince mahalleli sadece kazanamadıklarını değil yarışmaya bile katılamadıklarını anladı. Kimi, Didem’in bileği burkulmuş da ondan piste çıkamamış, dedi. Kimi, kız fazla kilo almış ondan kabul edilmemiş, dedi. Kimi, Tersettin’in bacağı sakatlanmış da ondan dans edememiş, dedi. Son noktayı koyan Terzi Erol oldu. 

“Kız hamileymiş ayol! Kan tahlilinde çıkmış! Ben anlamıştım ölçülerini alırken bir terslik olduğunu! Ama diyemedim işte!”

“İyi de kızı buz pistinde bir kere dudağından öptüğünü gördük başka da bir şey görmedik lan biz! Ne öpücükmüş bu!” diye bağırdı Kocakaçıran Mihriban’ı ilkokul beşe giden oğlu Tahterevalli İlhan. Tüm mahalleli kahkahalara boğuldu. 

“Demek biz görmezken başka yerlerini de öpmüş İlhancığım!” dedi Terzi Erol. 

***

Dilli Didem mahalleden ayrıldı. Bebeği aldırmasını isteyen kendi babasına “Papa Don’t Preach” isimli bir şiir yazdı:

Papa don’t preach I’m in trouble deep
Papa don’t preach, I’ve been losing sleep
But I made up my mind, I’m keeping my baby
I’m gonna keep my baby

Beş yıl sonra bu şiir Madonna isimli bir kadın şarkıcının eline geçecek ve 1986’nın haziran ayında bu şiirden bestelediği şarkı pop müzik dünyasında bomba etkisi yaratacaktı. 

Vegas’ta olan Vegas’ta kalırdı. T3R5 mahallede olan dünyaya da yayılsa T3R5 mahalle aynı kalırdı.

[zombify_post]


0 Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir