DOLAR

32,8662$% 0.04

EURO

35,6279% -0.18

STERLİN

42,3639£% -0.15

GRAM ALTIN

2.548,04%0,13

ONS

2.414,21%0,20

BİST100

11.057,05%-0,29

Öğle Vakti a 13:16
İstanbul PARÇALI AZ BULUTLU 29°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Sokak lezzetleri mi dediniz?

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Bu aralar şu lafı çok duyuyorum “Hocam normal hayata bir dönsek de yine aksak gecelere, kavuşsak sokak lezzetlerimize”. Aslında doğruluk payı çok fazla bir cümle. Çünkü sokak lezzetlerinin çoğu aydınlıkta ve sağlam kafayla yenecek şeyler değil…

ad826x90

Bütün dünyada vardır bu dava. Hele bu youtuberler çıktı çıkalı, iyice gemi azıya aldı sokak lezzetleri. Gidip kenarda köşede kalmış ülkelerde sokak lezzeti diye acayip acayip şeyleri yerken bir de anormal lezzetli havasına girip, ağız şapırdatmalı videolar falan çekiyorlar. Nasıl olsa orada değilsin. Değil tadını, kokusunu bile duymuyorsun o şeyin. Adamı sevdiğin için muhteşem lezzetli olduğunu kabul ediyorsun, hepsi o.

Şunu net olarak bir kenara yazmak gerekir. Biri “hijyen” diye bir şeyden bahsediyorsa dışarda yemek yemek onun için hayli zorlu bir sınavdır. Hele de sokak lezzeti denemek, neredeyse hiçbir muharebeyi kazanamayacağı bir savaşa girmesidir. Öncelikle yurt dışından birkaç sokak lezzeti örneğiyle başlayıp güzel yurdumun sokak lezzetlerine geleyim:

Fas’ta tatlı sokak lezzetlerini deneyen birkaç arkadaşım tatillerinin tamamını otel odasında geçirdiler. Daha doğrusu tuvalette. Hindistan’a giden ve seyyardan tavuk alma gafleti gösteren bir arkadaşım ise hangi hastalığı geçirdiğini bile bilmiyor. Oysa oralara gitmeden önce pek meraklıydı sokak lezzetlerine. Çin’deki sokak lezzetlerinin doyumsuz tadına varmak isteyenlerin önce “gutter oil” diye bir google’lamalarını tavsiye ederim. Ha, bunları diyorum ama zannedilmesin ki Fransa’daki, Amerika’daki, İngiltere’deki “sokak lezzetleri” sütten çıkma ak kaşık. Her yerin kendine has “antihijyen”i var.

ad826x90

Eğer sokak lezzeti denilen şeye inanıyorsanı,z “hijyen” tutkunuzu evde bırakmanız gerekiyor. Gerçekten hijyen ya da hijyene yakın çok çok az sokak lezzeti deneyebilirsiniz. Bir zamanlar Ortaköy’de köfteci bir çocuk vardı. Hâlâ çalışıyor mu bilmiyorum. Deniz kenarından dereboyuna doğru yürürken sol tarafta, bir sokak arasının başında mavi renkli, seyyar bir köfte tezgahı vardı. Gece 10’da çıkar saat 12’de bir tane köftesi kalmazdı. Çok lezzetliydi köftesi. O sokakta bir süre oturduğum için biliyorum. Annesi ve kız kardeşi saat 12-01 civarı kapılarının önünde otururlar, büyük bir plastik leğende köfteyi yoğururlardı. Gerçekten de çok temiz insanlardı ama bunu çok uç bir örnek olduğunu iyi biliyorum. 

ad826x90

Hani o hafif iyi kafayla kaldırılan midye dolma tablalarının yapıldığı yerleri görseniz, midyenin toplandığı yerleri geçtim, pişirilen, yapılan imalathaneleri görseniz, hayata küsersiniz.

Biz zamanlar kolda gezdirilen lahmacun sepetleri vardı. Mahalle arasında, meydanlarda falan satılırdı onunla lahmacunlar. Hatta “kedi etinden yapılıyor” diye dedikodular bile çıkmıştı. Ben dedikodu olmadığını biliyorum çünkü benim yanımda yiyen arkadaşımın lahmacunundan kedi kulağı çıkmıştı. İstanbul’da, Fatih’ten Draman’a turşu almaya gidiyorduk, pek ünlüydü Draman’ın turşusu o zaman. Tam Çarşamba durağının önünde almıştık lahmacunları. Yıl 1978. 

80’li yıllarda harçlık çıkartmak için maçta şapka satardım. Şimdiki gibi mafya simit satma yerlerine kadar düşmemişti. Rahat rahat getirdiğini satardın. O zamanlar çoluk çocuk rahatça yapardı bu işleri. Ben de Eren Bayrakçısı’ndan kağıt takım şapkası alıp İnönü Stadı’nın önünde satardım. Köfteci abi tuvalet için ağaçların oraya gittiğinde ben bakardım tezgahına. Kedi köpek yoktu ama köfteyi at eşek ne bulursa ondan yaptığını itiraf etmişti. 

Bazı kokoreççiler ağzıyla itiraf eder “Bağırsağı çok yıkarsan öz suyu da tamamen uçup gider, lezzeti kalmaz, saman gibi olur” diye. İşyeri semtlerindeki seyyar kahvaltıcıların arabasını köşeye alıp boşaltın hele bir. Çıkan hamamböceği sayısına inanamazsınız. 

ad826x90

Daha sert şeyler de anlatırdım ama siz anladınız onu. Şimdi, burada alınacak ders ne? Annenizin tertemiz eliyle sizin için yaptığı yemeği yerken yanlışlıkla saçından düşen bir tel sizin tabağınıza gelmişse “ya bu ne?” diye terbiyesizlik etmeyin. Fark ettirmeden alın kenara koyun. Bir de ikide bir bana gelip “sokak lezzetleri” tantanası yapmayın. Dükkanlarda hatta marketlerde satılan markaların yaptıkları rezaletlerin diz boyunu aştığı bir ülkede yaşıyoruz sonuçta. 

Comments

comments

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Bir “Keşke” ne kadar sürer?

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla