DOLAR

33,0769$% 0.76

EURO

36,0286% 0.5

STERLİN

42,8821£% 1.07

GRAM ALTIN

2.550,33%0,04

ONS

2.401,95%-0,55

BİST100

11.058,61%0,31

İkindi Vakti a 17:13
İstanbul PARÇALI AZ BULUTLU 28°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Maden ocağında fotosentez

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Mantarların dışında ışık almayan ortamda hiç bir bitki yetişmez. Bitkinin yetişmesi ve özelliklerine göre renklenmesi için enerji kaynağından klorofil alması gerekir. Karbondioksit ve oksijen dengesinin olması, sıcaklık değerlerinin belli dereceye ulaşması bitkinin yaşaması için gerekli etmenlerdir.  Su, oksijen ve ısı dengesi oluşmuş; ama ışık kaynağı yoksa bitki büyür mü?   

ad826x90

Bunu ilk kez Dilaver maden ocağında lağımcı yedeği olarak çalışırken tesadüfen öğrendim.     Arkadaşlarımla birlikte yediğimiz yemeklerden arta kalan soğanları toprak şist karışımlı rutubetli bir yığıntının içine sokup büyümelerini takip etmeye başladım. Aç kaldıklarında kalın elektrik kablolarını kemiren iri ocak farelerinin soğanları da kemireceğini düşünüyordum. Ama fareler soğanları kokusundan dolayı beğenmemiş olacaklar ki, soğanlarım beyaz renkte filizlenmeye başladı. Bahçeye ektiğimiz soğanların büyüme sürecinden çok daha çabuk boy atıp yenecek hale geldiler. Farelerin ve insanların üzerine işeme ihtimali olduğu için tadına bakmadım tabii… Sonra bir arkadaşım “Senin soğanların üzerine şeeetmişler” deyince ocaktaki soğan tarlası hayalim sona ermişti.

Yıllar sonra ayak dibindeki (kömür panosu) makinelerde düğmeci olarak çalışan bir madencinin su kabını kesip içine diktiği yeşilimsi soğanları görünce ocaktaki soğan tarlamı anımsadım. Yedeklik günlerimdeki soğan tarlamın başına gelenleri anlatıp, onun soğanlarının nasıl ekmek arası yapılmadığını konuştuk. Fareler, acı tadından ötürü soğanı yemezmiş. Madenci ile soğan saksısı herkes için ilginç bir konu olurdu. Bu detayı fotoğraf makinemle belgeleyip arşivime almalıydım. Ertesi günü için aynı yerde buluşup fotoğrafını çekebileceğime dair sözleştik. Bulunduğu yerde floresan lambası vardı ama soğanlar yine de tam yeşillenmemişti. Bu durum, ışık enerjisinden yayılan klorofil maddesine yeterince yakın olmamasında kaynaklanıyordu.  

Çaydamar ocağı kapatılıp söküme girince, söküm ekibimle birlikte Çaydamar varagelinden aşağıya indim. Varagel dibinde kalın taşlarla örülmüş at ahırları hâlâ ekşi ekşi saman ve at dışkısı kokuyordu. Varagel (iki kat arasında irtibatı sağlayan malzeme yolu, havalalandırma, baş aşağı) merdivenlerinin dibindeki havuzda biriken suyu dışarı pompalamak için her gün bir tulumbacı görevlendirilmişti. Tulumbacı arkadaşımla birlikte varagel merdivenlerden aşağıya inerken florasan lambanın yanında dere kenarında büyümüşçesine coşan eğrelti otunu gördüm.

ad826x90

Hayat buydu işte; hepimiz yaşamın bir kayasına tutunup üzüntülerimizle, sevinçlerimizle yaşam mücadelemizi vermiyor muyuz? Eğrelti otunun karanlıkta floresan lambası ile yıllardır mesut, mutlu birlikteliği içimi aydınlatmıştı. Eğrelti otunun dalları kalın ve yemyeşildi. Milyonlarca yıl öncesinden günümüze kadar gelen fosil taşlarını biriktirdiğim tek canlının lambanın altından bana enerjisini aktarmış olmanın mutluluğunu yaşıyordum. Bu görüntüyü kaçırmamalıydım. Her zaman arabamda olan fotoğraf makinesini alıp tulumbacı arkadaşımla birlikte eğrelti otunun fotoğrafını çektim. Şimdi düşünüyorum da; niçin eğreltiotu? Bir ot veya diken de olamaz mıydı orada? Yoksa milyonlarca yıl öncesinde oluşan taş kömüründe payının olduğuna inanmayanlara nispet yaparcasına lambanın altından bizlere gülümsüyor muydu?

ad826x90

(Fotoğraflar: Alaaddin Kara)


Comments

comments

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Ordu’nun Mesudiye köylerinde taş ocağı isyanı

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla