• Yılmaz Aslantürk’lü anılar

    Derken efendim Otisabi karakteri oluşuverdi. Başımdan Geçti Bunlar başlığı altında, öğrenci evlerinde geçen hikâyeleri anlatmaya başladı.

    Tüm Yayını Görüntüle
    İç ses: Oğlum lan… Behzat, Yılmaz ile ilgili anılarını yazsana deyip duruyor, epey zaman da oldu. Behzat'a yazıcam, yazıcam deyip duruyorum ama yazmıyorum.Dış ses: Biliyorum, yazmayışına asıl sebep, bilgisayarının olmaması değil… Adam ters, bir patavatsızlık yaparım diye tırsıyorsun.İç ses: Hahaaa! Adam ters, Ters Dergi de ters… Burdan yürüyüp yazıyı kotarırım. (Kotarmak, Tekin Aral abi bu lafı...
  • Faruk Bayraktar ile anılarım

    Behzat Taş: Alooo, Saidooo ne var, ne yok? İyice boşladın Ters Dergi'yi.Ben: Eyvah yakalandık yine. Ya ne bileyim ya, olmuyor işte.Behzat: Faruk Bayraktar ile anıların...

    Tüm Yayını Görüntüle
    Behzat Taş: Alooo, Saidooo ne var, ne yok? İyice boşladın Ters Dergi'yi.Ben: Eyvah yakalandık yine. Ya ne bileyim ya, olmuyor işte.Behzat: Faruk Bayraktar ile anıların yok mu, onunla ilgili yazsana.Ben: Olmaz mı, sürüyle var… Ama en güzellerinin hepsini Kemal Aratan, “Bir Gece Daha” hikayelerinde anlattı. O sabahlama hikayelerinde eni konu çizgi roman tipi gibi olmuştu.Behzat:...
  • Serdar Gilkal ile bir röportaj

    Bu dünyadan Serdar Gilkal geçti. Karikatür dünyamızda kendine özgü mizah diliyle tiryakilik yaratmış bir dahiydi Serdar… 29 Ağustos 2012’de yitirdiğimiz dostumuzu yakın arkadaşı Sait Oktay’ın...

    Tüm Yayını Görüntüle
    Bu dünyadan Serdar Gilkal geçti. Karikatür dünyamızda kendine özgü mizah diliyle tiryakilik yaratmış bir dahiydi Serdar… 29 Ağustos 2012’de yitirdiğimiz dostumuzu yakın arkadaşı Sait Oktay’ın kaleminden yeniden hatırlıyoruz.  Ben: İyi günler Serdar Bey, bu röportaj için bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.Serdar: Hahahaha, benle röportaj ha, Serdar Bey ha? Hahahaha…Ben: N’aapayım oğlum, öyle yazdım olmadı,...
  • Behiç Pek’li anılar

    Ağzından hiç kötü söz çıkmayan Behiç abinin, poşetteki bayat balıkları gördüğündeki tepkisi ise sadece “Lavuk” demek olmuştu.

    Tüm Yayını Görüntüle
    Oğoooo alemin kralı geliyooo, geliyooo, geliyyooğo… Evet sayın seyirciler bu haftanın anı kişisi Behiç Pek. Bu giriş tezahüratı az, duyamıyorum, efendiiim, lütfen daha yüksek… Behiç Pek’in dergi sabahlamalarında, bizi eğlendirmek için yaptığı kılık değiştirmeleri belki duymuşsunuzdur. Peki dergi katındaki elektrik şalterini indirip, ortalık mum ışığıyla hafiften aydınlandığında, yüzünü nemli peçetelerle kapatıp, cüzzamlı görüntüsüyle bizi korkutmasını?...
  • Zafer Temoçinli anılar

    Selamlar… Bu defa acaba kiminle ilgili anılarını yazacak diye yemeden içmeden kesildiğinizi biliyorum. Hemen söyleyeyim, o kişi Zafer Temoçin. Fakat ne yazacağımı da tam kestiremiyorum....

    Tüm Yayını Görüntüle
    Selamlar… Bu defa acaba kiminle ilgili anılarını yazacak diye yemeden içmeden kesildiğinizi biliyorum. Hemen söyleyeyim, o kişi Zafer Temoçin. Fakat ne yazacağımı da tam kestiremiyorum. Hayır, anıların az olduğundan falan değil, sebep başka. Örneğin Zafer’in gizemli biri, zor yanına yaklaşılır bir yanı olmadığından olabilir. Hem çok usta bir çizer, hem çok bilgili, hem çocukluk, askerlik...
  • Kemal Aratan’lı anılar

    İşte tanıdım dedim ya, ama acayip bir komplekse de kapıldım. Çünkü o müthiş güzel çizgilerin sahibi belli ki benden bir iki yaş küçüktü…

    Tüm Yayını Görüntüle
    Cümleten selamlar yine. Bu defa Kemal Aratan ile ilgili anılarımı yazıyorum, buyrun…  Zaten geçen hafta onunla ilgili bir iki anımı yazmıştım. Kemal’i ilk akademinin kantininde görmüştüm. O aralar Mudanya’dan günübirlik gelip gidiyordum. Akademide öğrenci değildim, öğle yemeğini ucuza getirmek için okula geliyordum. Kemal’i ilk orada gördüm dedim ya, kimse tarafından tanıştırılmamıştık. Karikatürlerinde kendini çizdiği portrelerinden...
  • Engin Ergönültaş’lı anılar

    Eyvah, yine yaptım patavatsızlığımı diye içimden geçirirken, “Hah işte böyle eleştiri yapacak adam lazım.” dedi.

    Tüm Yayını Görüntüle
    Yine selamlar herkese… Bu defa Engin ağabeyli (Ergönültaş) anılarımı yazayım dedim. Nerden başlasam, nasıl anlatsam? Neyse, yazmaya başlayayım hele… İlk 1981 yılında Oğuz ağabeyin odasında görmüştüm kendisini… Oğuz Aral bizim karikatürlere bakıyor, eleştiriler yapıyordu. (Ağabey kelimesi doğru tabii ama bana fazla resmiyet katıyormuş gibi geliyor. Konuşma dilindeki gibi, abi diye kullanayım izninizle. İşte başladım bile)....
  • Metin Üstündağ ile karşılaşmalarımız

    Benim Fırt’ta iki, Gırgır’da bir esprim kapak olmuş. Bu beni görür görmez, “Vaay, kapak kızı naber lan?” diye seslendi.

    Tüm Yayını Görüntüle
    Herkese selamlar… Hakan Çelik’in nefis anı yazıları aklıma geldikçe, onun kadar güzel yazmayı becerebilir miyim diye endişe ettiğimden yazmaktan caydığım çok oldu. Ama yine de bir deneyeyim dedim. Niye denemeyeyim efendim?  Bakınız bunu yazarken Metin Üstündağ’ın bana bir sitemi aklıma geldi. İstiklal caddesinin oralarda karşılaşmıştık, yıl 1990 olmalı… Bana “Oğlum elinizin altında bir sürü dergi...
Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı