DOLAR

39,7902$% -0.14

EURO

47,1198€% 0.03

STERLİN

54,4582£% -0.64

GRAM ALTIN

4.282,22%0,16

ONS

3.349,51%0,35

BİST100

10.189,02%1,08

a
Kürşat Coşgun

Kürşat Coşgun

05 Şubat 2024 Pazartesi

Karikatürü kurumsallaştıran sanatçı: Atila Özer

Karikatürü kurumsallaştıran sanatçı: Atila Özer
1

BEĞENDİM

ABONE OL

3 Nisan 1949’da Burdur’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Burdur’da tamamladı. Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisini bitirdi (1973). Aynı yıl ilk karikatürü de yayınlandı. 1975 yılında Eskişehir’e yerleşti.  Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “İletişim Sanatları” dalında yüksek lisans (1985), Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Grafik” dalında sanatta yeterlilik aldı (1986). Anadolu Üniversitesi’nde 1995 yılında doçent, 2001 yılında profesör oldu. Türkiye’de karikatür eğitimi, üniversite düzeyinde ilk kez 1984 yılında İletişim Bilimleri Fakültesi’nde Atila Özer tarafından ders programına alınmış ve bu ders kendisi tarafından yürütülmüştür.

Karikatür sanatı ile çizer ve araştırmacı olarak ilgilendi. Pek çok ulusal ve uluslararası yarışmaya katıldı, jüri üyeliği yaptı. 43 ulusal, 16 uluslararası yarışmada değişik derecelerde ödüller aldı. Karikatürleri çok sayıda dergi ve gazetede yayımlandı. 1978-2010 yılları arasında yurt içinde ve yurtdışında 14 kişisel sergi açtı. Çok sayıda uluslararası organizasyon ve müze tarafından eserleri alındı. 

Anadolu Üniversitesi Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nü başarıyla yürüttü. Bu kurum bünyesinde açılan Eğitim Karikatürleri Müzesi’nin kuruculuğunu ve yöneticiliğini yaptı. 2009 yılında “Karikatür Müzeleri Yöneticileri Buluşması” başlığıyla dünyada ilk kez böyle bir toplantıyı Anadolu Üniversitesi’nde gerçekleştirmiş, bu organizasyon her yıl devam ettirilmektedir.

Çeşitli sempozyum ve karikatür festivallerinde bildiriler sundu, çok sayıda gazete ve dergide karikatür ve mizah üzerine yazılar yayımladı. 

23 Nisan 2011 tarihinde Eskişehir’de yaşamını yitirdi. Ölümünden sonra karikatürist Kâmil Masaracı’nın desteğiyle Eskişehir Tepebaşı Belediyesi tarafından karikatür sergi ve atölye çalışmalarının gerçekleştirildiği “Prof. Atila Özer Karikatürlü Ev” kuruldu.

Atila Özer’in karikatür albümleri ve karikatür üzerine araştırmalarını içeren kitapları şunlardır:

-Karikatüre Selam (Albüm), 1982
-Çizgiler (Albüm), 1985
-Karikatür Sanatı ve Reklamcılık (Araştırma), 1988
-İletişimin Çizgi Dili Karikatür (Araştırma), 1994
-Grafik Üretim Teknikleri (Ders Kitabı), 1995
-Çizgimizah (Albüm), 1995
-Yurt Dışında Ödül Kazanan Türk Karikatürleri (Araştırma), 1995
-Kuramsal ve Uygulamalı Karikatür (Araştırma), 1998
-Karikatür Müzeleri (Araştırma), 1999
-Ödüller (Biyografi), 2003
-Karikatür Yazıları (Makaleler), 2007

[zombify_post]

Devamını Oku

Çizgisi de sesi gibi basbariton bir karikatürcü: Cem Kenan Öngü

Çizgisi de sesi gibi basbariton bir karikatürcü: Cem Kenan Öngü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

1951 yılında Malatya’da doğdu. Beyazıt Maliye ve Muhasebe Yüksek Okulu’nu bitirdi. İlk kişisel sergisini 1975 yılında İstanbul’da açtı. Yurt içi ve yurt dışındaki bazı yayın organlarında karikatürleri yayınlandı. İki uluslararası, yedi ulusal yarışmada ödül kazandı. Karikatürcüler Derneği’nin birçok etkinliğine katıldı, uzun süre yönetim kurulunda görev aldı. Yaşamının son döneminde “Mrs. Moss-Mr. Mess” (Tosun ile Yosun) adını verdiği bir bant karikatür dizisi hazırladı. Ancak bunu yayınlayamadı. Serbest muhasebecilik yapan Öngü, muhasebe meslek kuruluşunun yayın organı olan “İktisadi Araştırma” dergisinde karikatürleri yayınlanmaktayken, 25 Kasım 2003’te yaşamını yitirdi. Sanatçının Kemikzadeler ve Delegem Sarı Bağlar adlı iki karikatür albümü bulunmaktadır.

[zombify_post]

Devamını Oku

Münif Fehim: On parmağında on marifet bir çizer

Münif Fehim: On parmağında on marifet bir çizer
0

BEĞENDİM

ABONE OL

[zombify_post]

Devamını Oku

10 maddede Türk karikatürünün “babası” Cemil Cem

10 maddede Türk karikatürünün “babası” Cemil Cem
0

BEĞENDİM

ABONE OL

[zombify_post]

Devamını Oku

Şadi Dinççağ: Sanatı sorgulayarak yücelten bir karikatürist

Şadi Dinççağ: Sanatı sorgulayarak yücelten bir karikatürist
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türk karikatürünün büyük ustalarından Şadi Dinççağ bundan tam kırk önce aramızdan ayrılmıştı. İlk karikatürünü yayımladığı 1938 yılından, 1983 yılında gözlerini kapayıncaya kadar geçen sürede çizdiği binlerce karikatürle ardında eşsiz bir miras bıraktı.

Hekim, eczacı ve diş hekimi (üç diplomalı) bir babanın üç çocuğundan biri olan Şadi Dinççağ, 29 Temmuz 1919 tarihinde Bafra’da doğdu. Babasının serbest mesleği bırakıp memuriyete başlamasıyla birlikte Şadi Dinççağ’ın da şehir şehir dolaşma serüveni başlamış oldu. İlköğrenimine Bafra’da başlayıp, İstanbul’da sürdürdü ve sonra tekrar Bafra’da tamamladı. Ortaokula İstanbul Kabataş’ta başladı, Sivas’ta tamamladı. Liseyi ise İzmir ve İstanbul’da okudu. 1944 yılında Yüksek Mühendis Mektebi’nden (bugünkü İTÜ) yüksek mühendis olarak mezun oldu. Meslek yaşamına atılmasıyla birlikte aynı alışkanlığını sürdürdü ve Bakırköy (İstanbul), Tekirdağ, Alifuatpaşa (Geyve), Pamukluova (Sakarya), Mekece (Sakarya), Vezirhan (Bilecik) ve Karaköy’de (İstanbul) çalıştı. Kısa bir dönem “Petek” adlı bir mühendislik bürosu açmış, müteahhitlik işleri yapmışsa da daha sonra büroyu kapatıp yeniden memuriyete döndü. Karayolları 17. Bölge Müdürlüğü’nde görev yaptığı dönemde Boğaz Köprüsü’nün yapımında da görev aldı.

Şadi Dinççağ İstanbul’da üniversite yaşamına devam ederken, ilk karikatürünü Sedat Simavi’nin Karikatür dergisinde bir lira karşılığında yayımlayarak yaşamında yeni bir sayfayı da açmış oldu. Daha sonra bunu “Akbaba”, “Şaka”, “Sinema Magazin”, “Yıldız”, “Tef”, “Dolmuş” dergileri ve son olarak da Cumhuriyet gazetesinin Ciddiyet sayfası izledi. Yapıtları Tolentino, Üsküp ve Gabrovo karikatür müzelerine alınan Dinççağ, önemli uluslararası yarışmalarda ödüller kazandı. Sarajevo'da “jüri özel ödülü” (1973), Üsküp'te “altın plaket” birincilik ödülü (1974), “Yaban Ellerde Çalışanlar” konulu yarışmada “özel ödül” (1983), yurt içinde ise Çarşaf mizah dergisinin açtığı uluslararası karikatür yarışmasında “özel ödül” ve “Altın Boynuz Haliç” konulu yarışmada da “özel ödül” aldı (1983). 

Şadi Dinççağ 11 Ocak 1983 tarihinde İstanbul’da yaşamını yitirdi.

1979 yılında grafik mizah türündeki karikatürlerinden oluşan “Karikatürler” adlı albümünü yayımlayan sanatçının ölümünden sonra Karikatürcüler Derneği de ustalara saygı dizisinden “Şadi Dinççağ” adlı karikatür albümünü yayımladı (2005).

SANATI SORGULAYARAK YÜCELTEN BİR SANATÇI: ŞADİ DİNÇÇAĞ

Şadi Dinççağ’ın karikatür serüvenine yakından bakıldığında birbirne pek benzemeyen iki dönemi olduğunu görürüz. Birinci dönemi Akbaba’da ilk karikatürünün yayınlandığı 1938’den 1972’ye kadar geçen süreçtir. Dinççağ’ın karikatürleri bu dönemde siyasal/toplumsal konulardan daha çok karı-koca, gelin-kaynana, patron-işçi, hanım-hizmetçi, vb. ilişkilerinin ve belediye-bürokrasi aksaklıklarının durum komiğine dayanan, tema olarak eğlencelik “light” çizgilerdi. Sanatçının bu dönem çizgilerinde de ağırlıklı olarak Cemal Nadir-Ramiz Gökçe izlerini görmek olasıdır.

Dinççağ’ın ikinci dönemi olarak adlandırılabilecek olan çizgi serüveni 1972 yılında, Üsküp’te uluslararası bir karikatür yarışmasına ait sergiyi dolaşırken başlar. Gazeteci Zeynep Oral ile yaptığı bir röportajda, “1972 yılında Üsküp’teki uluslararası karikatür yarışmasını dolaşırken, baktım ki dünya karikatürü bizi çok geçmiş, biz çok gerilerde kalmışız. İşte ben ilk orada ayıldım. Kendi kendime, karikatür nedir, anlamı nedir, nasıl olmalı diye sorular sormaya başladım. Yine bu sergide utancımdan kendi eserlerimi yabancı sanatçılara gösteremedim. Meğer ben yıllardır karikatürün süsü püsüyle uğraşmaktan, meselenin özünü, anlamını kaçırmışım, kaybetmişim.” der. 

70’li yılların ilk yarısını çizgisi ve karikatür anlayışıyla sıkı bir hesaplaşma içinde geçirir. Mart 1974’te açtığı “Bu Yana” adlı ilk kişisel sergisiyle yeni dönemin kıvılcımlarını gösterir. Aynı röportajda, ilk karikatürlerini “kahvaltı edermiş gibi” çizdiğini, oysa yeni karikatürlerini “sonsuz bir coşkuyla” gerçekleştirdiğini belirtir.

Şadi Dinççağ’ı daha çok şeyler yapacağı, Türk karikatürüne farklı boyutlar kazandıracağı erken sayılabilecek bir dönemde kaybettik. Yaşasaydı, kuşkusuz, kendiyle hesaplaşmaya, kendini yenilemeye devam ederken, bizlere de yeni sorular sorduracak, yeni yanıtlar aratacaktı.

[zombify_post]

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.